TÜM BUNLARI DEDİK !… Serkan Yılmaz

Mayın Tarlası voleybol / siyasi sitesi geçtiğimiz hafta oynanan Fenerbahçe – Eczacıbaşı maçında protokol tribününde çıkan bir kavgayı haber yapmış.

Haberde Protokol Tribünü‘ne giren özel korumaların nasıl girdiğini sorgulamış. Ayrıca kavgaya karışan ve yumruk alan TVF yönetim kurulu üyesi Kurtaran MUMCU’nun oğluna yapılan saldırı üzerine adeta uçarak kavgaya daldığını ve oğlunu kurtardığını yazmayı da ihmal etmemiş..

Haber kısmen “Oğuz KAĞAN Destanı” gibi işlenmiş. Babalık duyguları ön plana çıkınca protokol tribününde oturmanın ve protokol üyesi olmanın öneminin kalmadığı bize kanıtlamak ister gibi yapılmış.
Haberin sonuna da mayın tarlası ( MT ) olarak bir not düşülmüş. “Biz” demek istenmiş, “Çok paralara spor salonu yapılmasını eleştirirken, bazı yalakalar tesis yapıldı ama… diyordu” demiş.

Mayın Tarlası‘nın sitesinde bu haberi yapan kişinin haberde ve yorumda bazı yanlış tespitleri olduğunu düşünüyorum. Öncelikle çok pahalıya mal olduğu konusunu sıyırmış . Bu gün aynı tesisin devlet eliyle bile mal edilişi ile TVF‘ye mal oluşunu karşılaştırarak pahalı olduğuna karar vermek gereklidir diye düşünüyorum.

Protokol Tribünü‘ne kimlerin girdiği konusuna gelince… O tesisin zaman zaman yapılışını izleme olanağımız oldu. Bitirilip hizmete açıldığında ilk kez maç izlemeye girdiğimizde arkadaşlarla salonun büyüsüne kapılıp bu tesisi voleybola kazandıranlardan Allah razı olsun diye düşünürken yanlışlıkla protokol tribününe girmişiz .Belki de yanlışlıkla değil de özendik sızıverdik.
O günlerde salon Amiri Ramiz bey vardı, yanımıza geldi ve bize kibarca Beyler siz burada oturamazsınız, lütfen arkaya ya da yan tarafa geçiniz“ dedi. Biz ”Ramiz bey şu set bitsin geçelim” dediysek te başımızda bekledi ve biz geçene kadar ayrılmadı. Yüzü kızardı, öfkelendi ancak kibarlığından ve adamlığından ikinci kez söylemedi, biz de utanıp yan tarafa geçtik.

Salonun yapılışı ve öncesindeki sürece gelince; Biz de çok söyledik, hatta bu salonu ve onlarca tesisi voleybolumuza kazandıran o günün sayın başkanına dilekçe ile başvurduk. Dilekçemiz yazışma kurallarına ve devlet adabına uygun son derece seviyeli idi. Gerçek düşüncelerimiz yazmadık .Ama biz dilekçemizde kastetmiştik ki; ”Sayın Başkan, neden bu kadar zahmete giriyorsunuz, İstanbul‘umuza hatta diğer büyük şehirlere neden bu devasa tesisleri yapıyorsunuz? Biz aslında halimizden memnunduk. Siz bugün varsınız yarın yoksunuz. Gelecekte milli takımlarımız sizin döneminizin başarılarını yakalayamayabilir. Kulüpler kendi salonlarını yapıp kaçabilir, tribünler sizin hedeflediğiniz gibi dolmaz. Maçlar 30 -40 kişiye oynanabilir. Sonra bu devasa bina İstanbul‘un dokusunu bozabilir, üstelik bu yapı radyasyon yayabilir, çevreye zarar verebilir, cam kaplaması dünyamızın ısısını artırabilir, buzullardaki erimeyi hızlandırabilir, Otel gelecekte otel olmaktan çıkabilir, kötü amaçlı kişilerin eline düşebilir, hatta arpalık olabilir, yüzlerce araçlık otopark başımıza bela olur, salonun ambiyansı iştahsızlığa hatta kısırlığa neden olur, ilerde bu salonu sayıları az da olsa öküz ve ayılar doldurabilir, arılar bal vermeyi keser, hatta toplu arı ölümlerine sebep olur, çevre ilçe ve çiftliklerdeki tavuklar yumurtlamaz olur, inekler ,keçiler koyunlar sütten kesilir, yavrulamaz olur, göçmen kuşlar üstünden uçmaz, yolunu değiştirir, aşıklar ve çiftler bahçesinde oturamaz, sosisli sandviç yemez olurlar, binlerce seyircinin su dökmesiyle kanalizasyon ihtiyacı büyük sorun oluşturur, altından kalkamayız… Bırakın Spor Genel Müdürlüğüne, sizden sonra kötü amaçlı kişilerce talan edilebilir, biz bunları işletemeyiz, bu tesisleri bize bırakmazlar, bazı insanları memnun edemezsiniz !…”

Tüm bunları demek istedik. İnanın biz yalakalık yapmadık, düşündüklerimizi yazmak istedik. Ama maalesef bir voleybol sitesinin editörünün 6 yıl önce başına gelen bizim başımıza geldi. Derdimizi anlatamadık, dinletemedik, adam sizin ve bizim gibi yalaka olmayanlara rağmen yaptı yapacağını. Üstelik bildiğiniz gibi sadece Burhan FELEK‘e değil…….

1 Comment

  1. Voleybolun sesi sitesinde büyük usta Ragıp TEKİN , son yazısında muhtemelen kendisi gibi düşünmeyenlere hitaben karga ile tilkinin hikayelerinden birisini anlatmış.
    Sözde tilki üzüm bağına girmiş ve uzun çabaları sonucunda üzümlere ulaşamayınca tam bağı terk edeceği sırada üzüm bağına yuva yapan ve adeta devletin malı deniz yemeyen keriz diyen kargalardan birisi tilkiye seslenmiş. “Ne o tilki kardeş neden üzümlerden yemiyorsun” diye sormuş .
    Tilki de mirasyedi kargaya dönüp üzümler ekşi o nedenle yemiyorum demiş ” Büyük usta , duayen Ragıp TEKİN bu hikayeden çıkarılması gereken mesajı okuyucularına şöyle açıklamaya çalışmış.
    Buradaki ekşi üzüm yakıştırmasını asmalara ulaşamayan tilkinin uydurduğunu ve insanların bir şeye uzanıp ,ulaşamayınca çamur atmalarına benzetmiş.
    Büyük ustanın bu hikayenin son paragrafında yazdıklarını anlayamadık, anlayan bir okuyucu varsa anladığını yazabilirse yada üstat lütfeder yine kendi sayfasından yazarsa bahtiyar olacağız.
    “Bağdan bir salkım üzüm daha düştü
    Değerli Dostların başına ”

    Allah Allah büyük usta yazısının sonuna bu son iki mısra’ yı neden yazmış olabilir ?
    Hani yazıyı yazan ustayı tanımasak deli saçması diyeceğiz ama mümkün değil.
    Yada artık yazının nasıl başladığını ve anlatmak istediğini sonlara doğru unutuyor mu acaba ?
    Üzüm ağzı açık yukarı bakan Ragıp TEKİN ‘in dostlarının başına düşmüş olabilir mi ?
    Yoksa atalarımızın dediği gibi “Baba oğluna bir bağ bağışlamış ,oğlu babasına bir salkım üzüm vermemiş ” mi ?

    Maden karga dan bahsetmiş büyük usta bir fıkrada bizden olsun ;
    Günlerden bir gün bir ağacın dalında neşeyle dans eden bir karga varmış. Karga çok mutluymuş .Çünkü ağzında kocaman bir peynir parçası varmış .Karga bulduğu peynirden dolayı çok ama çok mutluymuş.
    Ağzındaki kocaman peyniri tam midesine indirmek üzereymiş ki, oradan geçmekte olan bir tilki kargayı görmüş. Kurnaz tilki kargayı kandırıp, peyniri alabilmek için bir plan yapmış ve kargaya demiş ki:
    ‘Karga kardeş, merhaba, ne kadar güzelsin, sesin de çok güzelmiş, herkes bunu konuşuyor, ben de bunca yolu senin sesini duyabilmek için geldim’ demiş. Bu güzel sözleri duyan karga hemen kendini kanıtlama sevdasına düşmüş ve ‘Ben senin için güzel bir şarkı söylerim’ demiş.
    Bunu söylemek için ağzını açar açmaz, kocaman peynir parçasını da ağzından düşürmüş. Kurnaz tilki hemen düşen peynir parçasını alıp, kaçmış. Eli de, karnı da boş kalan karga da bir daha güzel sözlere inanıp, elindekini kaptırmaması gerektiğini anlamış.Aptal karga .

    Karga ile ilgili bazı ulusların atasözlerinden bir kaç örnek yazarak vedalaşalım.

    “Kargalar sürü ile Kartallar yalnız uçar .” ( Ömer HAYYAM )
    “Besle kargayı oysun gözünü”
    “Kılavuzu karga olanın burnu pislikten çıkmazmış”
    “Kargaya sidiğin şifa demişler, gitmiş denizin ortasına işemiş”
    “Karga kekliği taklit edeyim demiş, kendi yürüyüşünü şaşırmış.”
    “Karga ne ki kazığı ne ola, pire ne ki büzüğü ne ola !..” (Ardahan Yöresi)
    “Karga bülbülü taklit edeyim derken ötmeyi unutmuş”
    “Karga, yavrularım olalı burnumu göme göme b..k yiyemedim, demiş.”
    “Kurdun öldürdüğünü karga yermiş ”
    “Dürüst olanın karga derneğinde işi olmaz” (Rus Atasözü)
    “Bir karga, başka bir karganın gözünü gagalamaz” (Polonya Atasözü)
    “Karga adını değiştirse bile sesinden tanınır”(Cenap ŞAHABETTİN )
    “Kartalın beğenmediğini kargalar kapışır”
    “İki karga gagalaşırşa biri kuzguna yem olur”
    “Karga her yerde aynı derecede siyahtır” (Çin Atasözü)
    “Fırçalasan da siyah karga beyazlaşmaz” (Gürcü Atasözü)
    “Aksak karga önce uçarmış”
    “Karga mandanın, saksağan dananın bitini babasının hayrına temizlemez”
    “Okumadan molla olan, gagalayamayan karga gibi olur” (Özbek Atasözü)
    “Karganın gücü çenesinde , insanın gücü dostluğunda”
    “Kışşş.. demeye gücü olmayanın gözünü karga çıkarır” (Tatar Atasözü)
    “Ölecek karga kırılacak dala konar”
    “Bunalan karga buz yutar”
    “Bülbüle güllük, kargaya küllük yaraşır”
    “Karganın yavrusu, kendisine Zümrüt’ü Anka Kuşu gibi görünürmüş.
    ” Karganın bokundan denize bir şey olmaz .”.

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s