YERLİ OYUNCUYU KORUMA KURALI(!)

Birkaç gündür spor kamuoyunu bir konu meşgul ediyor. Eski futbol direktörü Fatih TERİM ‘in tazminatını alıp alamaması .
Bu gelişmeler yaşanırken, yabancı oyuncu zehrini Türk sporuna zerk edilmesinin baş mimarı eski direktör, bir organizasyon çıkışında kameralar karşısında mikrofonlara kanımızı donduran bir açıklama yapıyor. “Yabancı kuralı’ diyerek eleştiriyorlar ama bu kuralın asıl amacını anlayamıyorlar. Bu uygulamanın hedefi yerli oyucuyu korumaktır.“ dedi ve devam etti. “Kulüplerin kadrolarındaki 28 oyuncunun 14‘ü yerli olmak zorunda“.
Yani Futbolcumuzu korumak için bu kuralı hazırlamış Sayın Direktör!
Takımlarımız 15 -16 yabancı oyuncu ile anlaşabiliyor ama lisans çıkartamıyor ve bunun adı ‘Türk futbolunu koruma kuralı(!)’ oluyor. Merak edenimiz varsa araştırabilir, şu an süper ligde 14 yabancı oyuncudan fazla yabancı oyuncu satın alan yada kiralayan ama lisans çıkartamayan kulüpler var. ( http://www.hurriyet.com.tr/sporarena/eljif-icin-sok-karar-fenerbahce-40662815 )
Futbol direktörü sözde ”yerli oyuncuyu koruma kuralı” adı altında bir proje hazırlamış ve yabancı oyuncu oynatacak kulüplerin bu uygulama karşılığında kademeli olarak Futbol federasyonuna katkı payı ödemelerini önermiş. Yani aynı voleybolumuzda olduğu gibi. Yabancı sayısını fazla tutan takımlar oynatmak istediği her bir oyuncu için artarak federasyona katkı payı ödeyecek.
Ne olmuş sonucunda? Kulüpler birliği toplanmış ve federasyona direnmiş “BİZ BU PARALARI ÖDEYEMEYİZ“ demişler . Dolayısı ile büyük usta duayen Futbol direktörünün Türk sporcuyu koruma planı ( ! ) daha ilk aşamada suya düşmüş.
Ne yapmış federasyon? Katkı paylarını düşürmüş, kısmen de kaldırmış. Ama Fatih TERİM’e göre sözde Türk sporcusunu koruma kuralını aynen onaylamalıymış. Beyefendi de mikrofonlara bunun Türk sporcusunu koruma kuralı olduğunu açıklıyor ,sıkılmadan .
Hani voleybolumuz da rahmetli EPİRDEN‘in 6 yıldır zaman zaman federasyonlara sorduğu ”Hangi kulüplerden alacağınızı tahsil etmiyorsunuz?” sorusuna inanarak ve güvenerek diyorum ki bizim federasyon da kulüplerden alacağı konusunda esnek davrandığı anlaşılıyor.
İlkeli, prensipli, onurlu futbol direktörümüz de bütün bu gelişmelerin ardından neden direnmemiş? Neden “Ben bu projeyi gelir getirsin ve yüksek katkı payları kulüpleri caydırsın diye planlamıştım“ diyerek istifa etmemiş yada kuralın aynen geçmesine izin vermiş?
Bize göre bu günlerde alabilmek için mahkemeye başvurduğu yüksek miktardaki tazminatını hatta çok yüksek miktardaki maaşını kaybetmemek için.
Özetle para için.
Bu konuya neden değindim derseniz? Voleybolumuzu da aynı karakter ve kafa yönetiyor.
Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s