SPOR VE EĞİTİM ÜZERİNE BEYİN JİMNASTİĞİ VE GERÇEKLER…

different-sport-balls-17986250
Okullarımızda Beden Eğitimi derslerini lüzumsuz diye kaldıran yoz zihniyete, sporu eğitime tercih eden ailelere ithaf olunur…
Bu yazıyı ya sonuna kadar özümseyerek okuyun, ya da bildiğiniz kafada ilerleyiniz !…                                                                                                                                 Hasan Uğur Epirden

Eskişehir’in kendisini voleybola adamış, Dünya starımız, gururumuz Neslihan Demir başta olmak üzere Milli takımlarımıza birçok değer kazandırdığı DSİBENTSPOR‘u gerçek bir voleybol okulu haline getirip, binlerce kız voleybolcuyu Türk voleyboluna armağan etmiş KAZIM TOKAT hoca geçenlerde bir paylaşımında 2003 doğumlu voleybolcularından birçoğunun eğitim süreçlerinde başarılar kazandığını gururla paylaşırken, voleybolun hiçbir zaman eğitimi engellemediğini vurgulayarak çok önemli bir mesaj vermiş, çok hoşuma gitti… Ben de onun şahsında bu başarılı voleybolcu öğrencilerini candan kutluyorum…

Yazarlarımızdan Eren Aktulgalı‘nın facebook sayfasına taşıdığı bu paylaşımın altındaki çarpıcı yorumlar hayli ilgimi çekti, ister istemez konunun içine yumuşak bir dalış yapıp müdahil oldum…

Sayın Adem Aksoy; Voleybolun eğitimi engellemediği savının büyük bir paradosk ve yalan olduğunu ifade etmiş, bakın neler demiş ;
“Orta öğrenim yıllarında EVET, ya sonrası hanımlar beyler ? Sonrası büyük YALAN. Türkiye’ de 4 yıllık BESYO harici bir devlet üniversitesini bitirmiş profesyonel oyuncu sayısı bir elin parmak sayısını geçmez. Besyo’yu bitirenler de genelde 2’ye ayrılıyor. 1 – Dört yılda zamanında bitirenlerin genellikle voleybol hayatları 2. ligde geçiyor ya da bırakıyorlar. 2 – Sultanlar liginde oynayanlar da genelikle 6 ile 10 yılda bitiriyorlar. Diğerleri ise voleybol bursları alarak özel üniversiteleri bitiriyorlar. Özel üniversiteler okul takımlarında oynayan profesyonel oyuncularına inanılmaz destek oluyorlar ve zamanında diploma veriyorlar. Devamsızlık ve de diğer sebeplerden dolayı devlet üniversitelerinde ağzınla kuş tutsan nafile. ODTÜ – İTÜ – BOĞAZİÇİ gibi üniversitelerde önemli branşları okuyan ( TIP – HUKUK – MÜHENDİSLİK – MİMARLIK ) zamanında mezun olan ve aynı zamanda Sultanlar veya Efeler liginde oynayan bir tek örnek var mı ? Orta öğrenimini bitiren öğrenci Türkiye’de üniversite kapısına dayanınca kendisine ve ailesinin önüne iki kart açılır. Ya OKUL ya SPOR. Ve böylece yıllarca ülkemizde ne yetenekli sporcular bu çağ dışı yazılı olmayan kural yüzünden kaybolup gitmişlerdir. Halen ve maalesef anlı şanlı kulüplerimiz üniversite dönemine gelen oyuncuya ve ailesine şu soruyu çok net ve açık olarak rahatlıkla sorabiliyorlar. ‘Üniversite okumayı düşünüyor musunuz ?’ Cevap EVET ise geçmiş olsun. Son yıllarda özel üniversiteler çoğaldı ve biraz olsun nefes alınabildi. Efendim devlet üniversitelerinin tek savunması da şu : ‘Biz özel üniversiteler gibi BURS veremiyoruz.’ Verin efendim VERİN… Sizler bulunmaz HİNT kumaşı mısınız ? Kanunlar ve kurallar yüce ALLAH’ın kelamı değil. Bir gecede ne kanunlar çıkıyor bu ülkede son 70 yıldır. Her gelen ANAYASA’yı evirip çeviriyor kendi çıkarlarına göre. Sen okul ve eğitim yasalarını değiştirsen ne olacak ?Voleybolda çok gelişmiş ülkelerde özellikle Amerika’da spor ve eğitim sistemlerine bakmak yeterlidir. Onlar APTAL bizler ise çok AKILLIYIZ. Lütfen daha samimi olalım ve birbirimizi kandırmayalım.”

Zaten Kazım Tokat hoca da, orta öğretimden bahsettiğini, üniversite konusunda işin değiştiğini, okul ve kulübü bir arada götürmenin zor olduğunu, hele Efeler ve Sultanlar liglerinde voleybolcuların okullarında derslerine devam etmelerinin imkansız olduğu konusunda hem fikir olduğunu belirtmiş…

Yaşamının büyük bir kısmı Amerika Birleşik Devletleri’nde geçmiş, halen bu ülkede yüksek tahsil gören ve voleybolda elit bir seviyeye gelip, el üstünde tutulan, Fenerbahçeli Milli voleybolcu kızımız Merve Tanyel‘in babası sayın Emrah Tanyel de bu görüşe katılmış ;
“Bravo sana Adem kardeşim eline ve yüreğine sağlık… Senin gibilerini görünce, son 40 yıldır bu mücadeleyi veren birisi olarak biraz da olsa mutlu oluyorum… Gömmüşler kafalarını kuma, dünyada neler oluyor bir haberler… Adamlar almış başlarını gidiyor, biz ise daha hala nasıl İmam Hatip açarız onun derdindeyiz… Kadınını 3. sınıf vatandaş yapan bir toplum asla gelişmez, çağ dışı ve bağımlı yaşamaya mahkum olur… Eskiden Amerika ve Avrupa’da göğsümüzü gere gere Türk kimliğimizle ve ait olduğumuz dinimizle gurur duyardık… Şimdilerde ise saklanıyoruz !…” şeklinde gerçekleri müthiş özetleyen, acı ve düşündürücü bir yorumda bulunmuş ?…

Adem Aksoy ayrıca eğitimde büyük devrimlerin gerektiğini, aslında bu ikilemde muhatap olan iki tarafın, yani kulüpler ve üniversitelerin suçsuz olduğunu, tek suçlunun, modern eğitime önem vermeyen ve önünü tıkayan kanunların olduğu gerçeğini hatırlatmış !…

Her ikisini birlikte götüren müthiş birlikteliklerin varlığını vurgulayan Aksoy, “Yeniden bir şeyleri keşfetmek zorunda değiliz. Amerika Birleşik Devletleri ve NCAA… Orada 50 yıldır hazır ve kanıtlanmış bir vaziyette parlıyor. Ama maalesef göremiyoruz, görmemizi istemiyorlar. Tek ve yegane sorunumuz bu…” diye eklemelerde bulunmuş…

Sevgili yazarımız Eren Aktulgalı‘nın “Peki öyleyse ne yapabiliriz ?…” sorusuna da;
“Eren bey ilk yapılacak şey çok basit. Fakat çok basit olan her zaman en zorudur. Bu ülkenin yetiştirmiş olduğu çok değerli spor ve eğitimci akademisyenleri bir heyet oluşturacak. Üniversite ve aynı anda profesyonel spor nasıl tek bir yapıda mükemmel çalışır onu inceleyip araştıracaklar ve en kısa zamanda oluşturacakları profesyonel çalışma gruplarıyla kademe kademe ilk önce pilot bölgelerle ve daha sonra tüm yurtta uygulamaya geçilecek. Aslında bu akademisyenlerden oluşacak çalışma ekiplerinin işi öyle çok zor değil. NCCA ve Amerika orada. Başka bir gezegende değil. Kopyala yapıştır. Ayrıca bu sistemleri ve işleyişleri uzun yıllar bizzat her iki ülkede yaşamış çok iyi bilen üst düzey eğitimli birikimli tecrübeli değerli insanlarımız var. Emrah TANYEL abi gibi. Bilirkişilik, danışmanlık veya adını siz koyun ne isterse eminim bu ülke için her şeyi severek yapacaktır. Un var , su var , hamur tahtası var. Bakın Amerikadaki sistemlerin hemen hemen hiç birisi olmamasına rağmen bu ülke ne değerler yaratıyor. Bakınız ve dikkatli bakınız . U 23 bayan voleybol takımımız. Dünya şampiyonu. Birde o sistemler yerleşik olsa kim bilir daha neler yaratacağız. Bir an düşünmesi bile mutluluk yaratıyor.” diye cevap vermiş Aksoy ve eklemiş; “Bu ülke 1938 yılından bu yana bildiğimiz gibi her gün ayrı bir sabaha uyandı… Bu ülke ne sabahlar gördü. İnşallah umut ve hayat veren nice sabahlara… Hiç bir zaman enseyi karartmamak gerekiyor. Yüce Atatürk’ün bizlere miras bıraktığı en büyük ders de budur…”
Bu arada sayın Emrah Tanyel bu güne kadar paylaşmadığını açıkladığı bir gerçeği yazmış, serzenişte bulunarak…
“Dünya şampiyonu olan U-23 takımından 5 oyuncumuzu NCAA 1. liginin en iyi takımlarından bir kaçı istedi… Biliyorum, çünkü bana sordular, ama bu kızlarımızın hepsi akademik açıdan yetersiz oldukları için (İngilizce sınavlar ve seviyesi ayrıca okulda not ortalaması) maalesef NCAA’ye gelemediler… Zaten bir kaçının ailesi o zaman ‘Aman kızım dizimin dibinden ayrılmasın !..‘ yaklaşımındaydı, ama son bir yıldır bana soruyorlar ‘Acaba kız gelebilir mi, geç mi oldu ?...’ diye… Profesyonel oldun mu, NCAA işi biter… Kısacası işte Adem Aksoy’un anlattığı eğitimdeki yetersizlikleri ve sistemsizliği onları Amerika’nın en iyi üniversitelerinde okuyamamalarına, en iyi liglerinden birinde 300.000 dolar (4 yıllık) burs ile voleybol oynayamamalarına neden oldu… Açıkçası ben artık bu işin içindekilerin kafa yapılarının değişeceği inancını taşımıyorum, umarım beni yanıltırlar ?…” diye sözün bittiği yere gelmiş ?…

Şimdi bazıları düşene dursunlar, bu yazıyı neden okullarımızda Beden Eğitimi derslerini lüzumsuz diye kaldıran yoz zihniyete, sporu eğitime tercih eden ailelere ithaf ettiğimi ?…

Reklamlar

1 Comment

  1. Teknolojik gelişim ve Çağdaş #SosyalMEDYA’yı “muhabbet ortamı olarak” dejenere etmiş olan toplumumuzun- Her türlü “hızlı gelişim süreci sorunlarına” şiddetle DUYARSIZ ve Fransız kalması süreci.. ARTIK Milli karakter haline dönüştü..! Ama? Kişilere dokunmadan ortalığı kaplayarak yaşayan yılanların AZ*Sonra ortalığı işgal etmesi ÇOK*Yakın değil midir?

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s