DUAYENİN PAYLAŞIMI ÜZERİNE SERPMELER… / Hasan Uğur Epirden

hasan.cengiz 222

Cengiz Tokgöz…

Türk voleybolunun tam tamına 44 yıllık emekçisi… O kadar yıllık da arkadaşım…              Ne zaman ne yapacağı, ne söyleyeceği, ne yazacağı belli olmaz ?   Bazen beni yere göğe sığdıramamış övmüştür, bazen de rotasını şaşırıp (!) ağır eleştirmiştir !…

Kendine özgü düşünce tarzı, sitili ve karakteristik özellikleriyle voleybol dünyamızda apayrı bir yeri olan eski dostum… Kendisine yakıştırdığı “Duayenlik” mertebesi herkes tarafından kabul edilmiş, bir emektar gazeteci… Kısaca çok özel bir kişilik…

Aylar sonra ne yazacak diye beklerken, mayınlı tarlasındaki köşesinde “Başkanlık Çok Önemli” başlıklı bir yazı yazmış ?…
Yazdıklarının bir çoğuna katılmıyorum ama, düşüncelere, basın özgürlüğüne saygı duyan bir kişi olarak eleştirsem de bu onunla ilgili geçmişime, dostluğuma ve de saygıma engel teşkil etmez ?…
Eminim o da benim yazdıklarımın bir çoğuna katılmıyordur ?… Yani kısacası, beni “Muhalif” ilan etmiş olsa da unutulmamalıdır ki o da “muhalifin muhalifi” (!)… Görünüşe bakılırsa da bu böyle sürüp gidecek ?…

Gelelim ilgili yazısıyla kafamda oluşanlara…
Türkiye’nin uluslar arası alanlardaki en başarılı takımı (!) aşağıya düşürmemenin çok zor olduğunu hatırlatmış sağ olsun, daha da önemlisinin ideal “Başkanlık” modelini çizmiş, “güler yüzlü olacaksın, eleştirilere tahammül edeceksin, ciddiye alacaksın, işine bakacaksın !…” diye dikkat çekmiş ?…

Ahmet Gülüm‘ün yerinin başka olduğunu vurgulayan, bencilliğini beğenmediği, polislik mesleği nedeni ile (?) basına antipati beslediğini iddia ettiği, önerisi olan bir basın tribününü esirgeyen (!), kendisini mahkemeye veren, kötü de olsa (?) kimseye danışmadan, yarışma açmadan (!) salonlarla birlikte oteller yapan, Türk voleybolunun çok şeyler borçlu olduğu eski efsane Başkan Erol Ünal Karabıyık‘a göndermeler yapıp içindeki duygusal kalıntıları (!) paylaşan duayenimiz onun voleybolumuza bir disiplin getirdiğini de belirtmiş hakkını teslim ederek ?…

Önceki Başkan Özkan Mutlugil‘i centilmen ve başarılı (!) bulduğunu ifade eden duayenimiz, onların gerisinde bulduğu (ne demekse ?), “defalarca gidip gelen” olarak (!) tanımladığı, o günün zor şartları altında, en fazla kez, en fazla süreyle Türk voleybolunun liderliğini yapan bir diğer efsane Başkan Naci Bayamlıoğlu‘na saygı zafiyetinde bulunmuş, deprem profesörü olan bir diğer Başkan Prof. Dr. Hüsnü Can‘ın Türkiye Gazetesi’ndeki “Deprem olmazsa binalar yıkılmaz” sözlerine atıfta bulunarak, hafızalardan hala silinmemiş olduğunu hatırlatma gereği duymuş (?), Ankara’daki Avrupa ikinciliğinden sonra Filenin Sultanları’nın rahmetli Deniz Esinduy’u kabrine götürürken anasını ağlattığını (?) nedenini hatırlatmadan paylaşmış, üstüne üstlük, fotoğrafta olamayacağı için Ankara’dan telefonla kendisini hayli hırpaladığını (?), onun da kendisini mahkemeye verdiğini bir güzel anlatmış, kısacası kendine özgü ruhi ve ulvi (!) ifadelerle geçmişten kurduğu bu çok özel (!) köprüyle geleceğe ışık tutan küçük bir destan yazmış sağ olsun ?…
Hepsinin bir şeyler yaptığını (?), camianın iyi yapanları “İyi”, yapamayanları da “yorumsuz” (?) değerlendirdiğini ifade eden, Vahit Çolakoğlu, Haluk Aykulu, Teoman Yazgan, Özcan Mutlugil gibi diğer başkanları pas geçen duayenimizin yukarıda da “kendisine özgü ruhi ve ulvi ifadelerle” yazdığı küçük destanın paylaşım amacı sonunda anlaşılıyor; Voleybolun içinden gelen (!), başkasının görüşüne de değer veren (!), voleybolumuzun daha iyiye gitmesi için herkese açık olan (!), nerede ise günün 24 saati ayakta olan, herkes ile arası iyi (!), eldeki olanaklar dahilinde her şeyin üstesinden geleceğine inandığı, (sadece, organizasyonlarda voleybol basınını unutma gibi mimi mini bir hatasını vurguladığı ????) yeni Başkan M. Akif Üstündağ

Çoğu federasyon başkanını o mevkiye getirerek (!) koltuğuna oturtmuş olduğunu, köy köy, ilçe ilçe, şehir şehir dolaşıp onlara oy topladığını (!), ham iken piştiğini (?), olgunlaştığını (!) ve koltuğa o şekilde oturduğunu, üstelik Türk voleyboluna yıllarca hizmet vermiş olan Kurtaran Mumcu, Semih Oktay, Ersin Yılmaz Bahar Mert gibi eski voleybolcuların yanı sıra Ahmet Göksu başta olmak üzere uyumlu bir ekibinin olduğunu müjdeleyerek (!) içimizi ferahlatmaya, endişelerimizi dağıtmaya çalışmış duayenimiz ?… Bu arada da eksik olmasın çok kötü olarak nitelendirdiği Voleybol Federasyonumuzun resmi web sitesini Üstün Başkan‘a şikayet ederek (!) yenilenip, mükemmelleştirilmesini (!) sağlamış, yeni haberimiz oldu, teşekkür ederiz ?…
Yazısının sonuna doğru düşüncelerinden gelecek tepkileri de zekice düşünüp “Bu kadar yağlamaya gerek var mı” diye soranlara karşı, kendisini tanıyanlarının, çok olduğunu ifade ettiği sevmeyenlerinin çok iyi bildiğini iddia ettiği özellikleri olan kimseden çekinmediğini, eleştirilerde bulunduğunu, hakkı ise de övdüğünü, yani yağladığını (!), mesleğe başladığı yıllardan bugünlere kendi kafasına göre (!) bir şeyler gevelemeye (!) çalıştığını, başka meslektaşları gibi yalnızca eleştirmediğini (?), alternatifini de mutlaka gösterdiğini (?) Mustafa Kemal’in silah arkadaşlarından olan babası Karakaş Ahmet Rahmi‘nin (Rahmet diliyorum) “Haklının yanında ol, Haksıza karşı ol” nasihatini unutmadığını paylaşmış sevgili duayenimiz…                                                                                                               Anlaşılan, Hidiv Kasrı’nda milli takım ile birlikte verilen davet bir şölene dönüşmüş ?…

Bu arada duayenimiz, bu tarihi yazısının altına bir dip not düşerek, hazırlamakta olduğu kitap için reklamlara (!) ihtiyaç olduğunu da belirterek noktalamış yazısını…
Bu konuda “Gel gel” yapmasını çok doğal karşılıyorum, zira kendi ifadesiyle, sevmeyeni çok olsa da hazırladığı kitabın gerçekten müzelik değerde olduğundan eminim, merakla bekliyor, tüm kulüp ve kuruluşları Tokgöz‘e bu konuda destek vermeye davet ediyorum…
Tıpkı sevgili Enver Bağlarbaşı‘nın yıllardır, büyük bir özveriyle çıkardığı dergide olduğu gibi…

Benim dip notum, sadece bir ricayı içeriyor… Lütfen yazımdaki “!” ve “?” işaretlerinin içini doldurur musunuz ?…

Reklamlar

11 Comments

  1. DUAYENİN FOTO MAÇ YAZISINDA EPİRDEN HOCAYA ÖVGÜSÜ (GOOGLE’DAN)

    Epirden’e temsil yetkisi
    Avrupa Konfederasyonu’nda (CEV) Türkiye’yi başarıyla temsil eden Hasan Uğur Epirden’e Voleybol Federasyonu Beach Volley daimi delegeliği verdi. Epirden bugünden itibaren Türkiye ve yurtdışında Beach Volley organizasyonlarında tek sorumlu olacak.

    Beğen

  2. Sayın EPİRDEN ; lütfen merakımı mazur görün, affınıza sığınarak size bir soru hatta onun da peşi sıra getireceği bazı sorular sormak istiyorum.
    Bazen günde bir yazı bazen iki bazen de üç yazı yazabiliyorsunuz , sitenizdeki diğer değerli yazarlarda size katkıda bulunuyorlar .
    Mayın Tarlası voleybol sitemizde bir , Voleybolun sesi sitemizde de bir olmak üzere iki eski deneyimli üstadımız neredeyse 6 ayda bir yazı yazıyorlar ancak sizden kat ve kat gündeme oturuyorlar. Eminim sizde bunun farkındasınız .
    Şimdi sayın hocam iki duayen yazarımızın altı ayda bir yazı yazmalarına rağmen sizden daha çok dikkat çekmelerinin sebepleri aşağıda sırlayacağım nedenler olabilir mi ?
    Sizin yazılarınız artık kanıksanmış ,yazdığınız usulsüzlükler sindirilmiş yada böyle gelmiş böyle gider düşüncesinin oturması ,insanların bir şeylerin düzeleceği ümidi olmadığı için daha az gündeme oturuyor olabilir mi ?

    Yada diğer usta yazarlar altı ayda bir olsa da kamuoyu tarafından benimsenmeyen içerikli yazılar yazdığı için olabilir mi ?

    Yazılarda yalakalığın boyutu artmış ve gerçek dışı yazılar yazılmasından dolayı (örneğin başarısız bir adamı başarılı göstermek gibi ) insanlar tepki gösteriyor o nedenle günde oluşuyor olabilir mi ?

    Yada insanlar böyle uyduruk ve asılsız yazıların bir bedelinin olacağını ,karşılığı olmadan böylesine sıradan bir reklam kampanyasının olamayacağını düşündükleri o nedenle ucuz reklama rağbet etmedikleri , ancak eğlenceli buldukları için olabilir mi ?

    Yazılar sizin kanıksanan yazılarınızın aksine pes yahu dedirtecek cinsten olduğu için olabilir mi ?
    Büyük duayenler ,ünlü bir gazete editörünün haber getiren gazetecilerine “bana yılanın soktuğu adam öldü yerine, adamın ısırdığı yılan öldü kıvamında haber getirin “ aksiyonunu taşıyan yazılar yazdıkları için olabilir mi ?

    Eminim bu soruların yanıtları voleybol camiasının genelinin aklına geliyordur.

    Beğen

  3. Mehmet Akif Beye uyarımızdır ;
    2863 sayılı kanun , Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunudur .
    Bu yazıları yazan gerçek olmasa bile güzel şeyler döktürüveren büyük usta , duayen yazar Mehmet Akif bey için artık bir kültür mirasıdır. Kendisi onu korumalı ve kollamalıdır .
    Federasyon imkanları ile kendisine araç , şoför ve koruma tahsis etmelidir .
    Ayda bir sağlık kontrolünden geçirilmeli .Bu hizmet sağlık sponsorundan karşılanabilir.
    Federasyonun tüm tesislerinde kendisine bir çalışma odası (tüm iletişim imkanları ve küçük bir mini barı olan ) tahsis etmelidir .
    Evinde özel işlerini gören bir hizmetçi ihtiyaç varsa bir bahçıvan tahsis etmelidir .
    Dolgun bir maaş ödenmeli ev eşyalarını yeniden döşenmelidir.
    Muhtelif zamanlarda kendi imkanı yoksa federasyon imkanları ile moral gezileri , yemekleri düzenlemelidir.
    Yanı başından ayırmamalı ,Türk voleybolunu nasıl muhteşem yönettiğini saniye saniye not altına aldırmalıdır.
    Soğuk su, buzlu rakı içmesine engel olmalı , illa içecekse doktor kontrolünde içirilmelidir.

    En önemlisi ,korumasının ,şoförünün ,hizmetçisinin yanında olmadığı milli takım kampları ,özel organizasyonlar , federasyon faaliyetlerinde konakladığı otellerin sağlıklı olmasına özen
    göstermeli , özellikle odasına sivrisinek gibi uçan yada kakalak gibi yürüyen haşerelerin girmesine engel olmalıdır. Allah korusun tifo , difteri , dizanteri ,HİV virüsü gibi mikroplardan kesinlikle korumalıdır .( HİV virüsü cinsel ilişki yada kan yoluyla bulaşıyordu değil mi ? Bu yazı ile ilgili değil ama olsun her ihtimale karşı yazmış olalım .Bakarsınız otelde kullanacağı bir aparattan ,alet yada malzemeden bulaşabilir ) Bu görev için aynı odaya çok güvendiğiniz birini yatıramıyorsanız mutlaka kapısına görevli koymalısınız.

    Söylemedi demeyin federasyon çatısı altında başına bir şey gelirse vicdan azabı çekersiniz. Sonra reklam yapalım derken makamınızdan olursunuz .

    Beğen

  4. Cengiz TOKGÖZ yazdınız mı böyle yazmalısınız .EVOLEYBOL sitemizde TVF resmi sitesinde toplanan eğitim kurulunun hala adı yok yazdık bakınız düzeltildi.

    Beğen

  5. Bundan böyle kimse 6 ayda bir de olsa böyle mesnetsiz gerçek dışı yazı yazmasın .Sizin gibi beyefendileri tam 4 yıl önce sesimiz olan Sayın Epirden ‘ in Sitesinden uyarmıştım , yazılarınıza dikkat ediniz diye . Bizden tekrar söylemesi .

    Beğen

  6. Cengiz Beyin iddia ettiği gibi Sayın Karabıyık basına antipati besliyor olsa, basın da ona sempati duymazdı herhalde. Oysa Google’da kısa bir gezinti yaptığımda Karabıyık Başkan’ın basın camiasından aldığı onlarca ödüle rastladım. Hem de en prestijlileri… Örnek mi istiyor duayenimiz: *Milliyet yılın sporcusu ödülü; 2 kez (yılın spor adamı).*Türkiye Spor Yazarları Derneği; 3 yıl arka arkaya (yılın spor adamı). Ve daha niceleri…
    Bu kurumlar kendilerine antipati duyan, bu nedenle basın tribünü yaptırmayan bir insana neden en prestijli ödüllerini versinler?.. Ben mantıklı bir cevap bulamadım…

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s