ANLAMAKTA ZORLANDIKLARIM… Hasan Uğur Epirden

Başbakan Binali, YAŞ(Yüksek Askeri Şura) nedeniyle Anıt Kabir özel defterine “Daha adil, daha özgür bir Türkiye hedefliyoruz” diye yazdı.
Bu sözlere tam cevap yazacaktım ki beni bir gülme aldı…
Hala durduramıyorum..” 
MEHMET TALAY

 

Öğrenmenin yaşı yok !… “ sözüne çok inanırım…

Bazen çok iyi bildiğinizi zannettiğiniz bir konuda karizmanız çizilebilir ?…

Yıllar öne EPİRDEN BEACH VOLLEY‘in Plaj Voleybolu Bayanlar Türkiye Serisi’nin bir etp turnuvası için Adana Karataş’taydık…

Maçlar oynanırken, bir maçın set arasında, tam ben “Seti falanca takım aldı şimdi sahalar değişiyor…” der demez, ben diyeyim 6-7 yaşında, siz deyin 9-10 yaşlarından bir bacaksız benim maçı sunduğum yüksek platformun altına geldi, iki elini beline koyarak ve de kaşlarını çatarak seslendi…

Amcaaaaa ?… Milleti kandırmaaaa ?…”

Şaşkınlıkla ve merakla, tabii ki biraz da kızarak;

Nasıl yani ufaklık ?… Nasıl kandırıyormuşum ?…” diye sormam üzerine;

Sen ‘sahalar değişiyor’diyorsun ?… Sahalar değişmiyor ki, yerinde kalıyor, nasıl değişir ?… Takımlar saha değiştiriyor ?…” demez mi ?…

O bacak kadar çocuk bana resmen ders vermişti…

O andan sonra maçlarda her set sonrası “Takımlar saha değiştiriyorlar …” derken daima o yerden bitme çocuk gözlerimin önüne gelir…

Ben değil değerli okurlarımın yorumları ve eleştirilerine, küçücük çocukların bile gözlemlerine ve sözlerine değer verir, kendime pay çıkartır, üzerinde de kafa yorarım…

Bu yazımı yazarken, işte bu yüzden, “İğneyi kendine, çuvaldızı başksına batır !..” sözünden yola çıkarak, ve de o söze sadık kalarak iğneyi kendime batırıyorum ama kimse korkmasın çuvaldızım, ateşli veya kesici/delici silahım bile yok !…

Ama illa ki üzerimde silah arıyorsanız klavyede gezinen ellerime, parmaklarıma sıkca da elimde tuttuğum, not aldığım kalemime bakın ?…

Benim silahım kalemim ve ona hükmeden beynim, korkusuz yüreğimdir… Allah yoldan çıkanları, kötüleri, arsızları benden korumaz, buna hayatım boyunca çok şahit olmuşumdur ?…

Efendim bugün menümde “ANLAMAKTA ZORLANDIKLARIM” var… Bana yardımcı olacağınızı umuyor, yol gösterici yorum ve eleştirilerinizi esirgememenizi önemle rica ediyorum…

Sosyal Medya o kadar büyüdü, büyümeye de hız limitlerini aşarak (!) öyle devam ediyor ki herkes en ufak bir haberi anında öğrenebiliyor, konulara balıklama ve bodoslama dalarak iletişim ağında turlayabiliyor yazılı, görsel ve işitsel medyaya da ayar çekebiliyor ?…

Facebook’taki yorumları mümkün olduğunca takip etmeye çalışıyorum… Ancak şu “beğen”me konusu yok mu, bağışlayınız cehaletimi, bazen anlamakta zorluk çekiyorum…

Örneğin, adam ölmüş, haber dağıtımı yapılmış altında ağlayanlar, hayret edenler yanında beğenenler (!), kızanlar (!), “hahaha” diye gülenler var ?…

Adam ölmüş yahu ?…

Sizden “Fatiha”, ailesi ve yakınları da “başsağlığı” bekliyor, siz “beğen”iyorsunuz ?… Akla zarar ?… Şaka gibi ?…

Ölüm dedim de aklıma hemen kameraların, fotoğraf makinalarının bol olduğu ünlülerin cenazelerinde yaşananlar geliverdi ?…

Yani basının hazır bulunduğu (!) medyatik anlar ?…

Çok merak edip soruyorum, son görev yerine getirildiği, cenaze namazı kılındığı, rahmetlilere “helallik” verildiği o acılı anlarda nasıl oluyor da aşağıdaki gibi, sanki bir kokteylde buluşulmuş gibi bir sırıtkan poz verilebiliyor ?…

Hemen bir açıklama yapayım, bu fotoğraf, sevgili Harun Kolçak’ın Gemlik’teki cenaze töreninde çekilmiştir… Karede yer alanlarla hiç bir sorunum yoktur, dedim ya sorun benim cehaletimde, anlayış zafiyetimde ?…

cenaze

fatih-terim-kavga-videosu

Son günlerde akıllara zarar bir kabadayılık olayı yaşandı, ama alışılagelmişin dışında mekan basan kabadayı dayağı yiyip, 5 dakikada toz oldu, karizması fena çizildi ?…

Beni o kareler zerre kadar ilgilendirmiyor, şaşırmadım da diyebilirim…

Dayı (!) edalarıyla sporculara, basın mensuplarına, futbolseverlere racon kesen Alaçatı Fatih’ine (!) Futbol Federasyonu eline tezkeresini (!) tutuşturmuş ?…

İnanın çok doğru olmasına karşın o karar da kapsama alanımda değil !…

Beni üzen, hatta sinir katsayımı arttıran bu muhterem ile yapılan kontrattaki tazminat maddesi ve dolayısıyla çalışmadan, haybeye havadan bir servet ödemecek olması, kısacası bu kontratı babasının çiftliği gibi gördüğü Futbol Federasyonu olarak düşüncesizce yapan Yıldırım Demirören ve arkadaşları yol açtığı zarardır !… Hukuk dilinde de bunun karşılığı “Görevi Kötüye Kullanmak”tır, hesabı da mutlaka sorulmalıdır !…

Bu rezillik yetmiyormuş gibi, Parator efendinin yerine değerli Türk antrenörleri dururken 71 yaşındaki Lucescu’nun gene bir servet karşılığı ödenerek getirilmesi bırakın futbolu, sporla ilişkisi olan olmayan tüm duyarlı kişileri çileden çıkartmaya yetmiştir ?…

Sıcaklar bunaltmaya devam ediyor… Bu havalarda hep sokak hayvanlarını, kuşları düşünürüm…

Evimizin bahçesi ve sitemizdeki alanlara su kapları koyarız ve de hemen hemen her gün sularını tazeleriz !… Ancak insan kılığına girmiş gaddar, acımasız yaratıklar bu kapları kaldırıp atarlar…

Yüreğinde hayvan sevisi olmayanların insanları sevebilecekleri ihtimaline yer vermeyenlerin başında geliyoruz karı-koca…

Hayvanlara yapılan zulüm bizi kahretmekte…

Onların da bu dünyada yaşam hakları olduğunu unutan bu yaratıklarla az mücadele vermedik ?…

Hayvan haklarındaki yasalarımız son derece yetersidir !…

Bu konuda çağdaş medeniyetler klasmanında epey aşağılarda yer almaktayız…

İNSAN OLMAK

Türkiye’nin 1 numaralı “Hayvan Aktivisti olan ve de hayatını adadığı sokak hayvanlarının yüzlercesini kuytularda minibüsünde taşıdığı yiyecek ve suyla besleyen, sağlık sorunlarına varana kadar yakından ilgilenen 44 yıllık kadim dostum, gazeteci / müzik adamı sevgili Deniz İzgi‘nin dün yayınladığı bir yazı ayakta alkışlanacak düzeydeydi, aynen yayınlayarak bu günkü yazımda final yaparken bu örnek davranışı ülkemde de görmeyi çok arzuluyorum…

Bu Toprakların Makus Talihine Yanarken / 
Yerkürenin Tam Arka Tarafından Bir Ülkeden
Sevinç Gözyaşlarına Boğacak Bir Haber Geliyor…

Şili’de 31 Temmuz Pazar günü
Monumental David Arellano Stadında Oynanan ve
0 – 0 Biten Birinci Lig Maçı
CSD Colo Colo / Antofagasta Başlamadan Önce
Ev Sahibi Takımın Futbolcuları / Sahipsiz Hayvanların
Sorunlarına Dikkat Çekmek ve Onları Koruyucu
Aile ve Ev Bulmak İçin Sahaya Ellerinde Köpeklerle Çıktı…

Hatırlar mısınız Bir Yıl Önceki
ALAÇATI KABADAYISI FATİH TERİM’in
O Utanmaz Çıkışını…
‘ATIN BU SOKAK KÖPEKLERİNİ OTOBAN’a

Kader Bizim Payımıza Böyle Düşmüş…
‘İNSANLIK ŞİLİ’YE / FATİH TERİM TÜRKİYE’YE..”

Untitled-1

YARIN ;

DÜRÜSTLÜK KARABORSA

 

Reklamlar

1 Comment

  1. Ben de sizi anlamakta zorlanıyorum değerli hocam. Bu nasıl bir kültür, tecrübe, enerji ve yazı kalitesi konu zenginliğidir ?…Siz Allah aşkına her günü 30-40 saat mi yaşıyorsunuz? Ne zaman uyuyorsunuz? Ne zaman karnınızı doyuruyorsunuz? Bu kadar değişik konuyu nasıl bulabiliyorsunuz? Size imreniyorum. Erkek arkadaşıma hep sizi anlatıyorum, sizi nasıl kıskanıyor anlatamam. Ama bugün yanıma oturttum, birlikte bu yazınızı okuduk. Hızımızı alamadık neredeyse 15-20 yazınızı daha okuduk. Şimdi bana diyor ki, eve gidince ne kadar yazısı varsa hocanın hepsini gerekirse uyumayıp sabaha kadar okuyacağım. Şimdi kafama onu taktım. Yarın boğaza gidip kahvaltı yapacaktık Ortaköy’de.Sanırım yattı bu buluşma ve kahvaltı. Şimdi sizi benim kadar olmasa da o da çok sevdi. İyi ki varsınız hocam. Sizi çok ama çok seviyorum. Ahhhhh!… Kıskanç şey. Enseme vurdu. Ama değer. (RUMUZLA YAZDIĞIM İÇİN ÖZÜR DİLERİM)

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s