BİR VOLEYBOLCUNUN AMERİKA’DAKİ YENİ YAŞAMI; Zor mu? Kolay mı? Sıkıntılı mı? Keyifli mi?

Ben dahil bu ülkede yaşayan pek çok kişi sistemden, yaşadıklarımızdan, gördüklerimizden sıkıldığımızda  ‘Ulan bir gün başımı alıp ,s..tir olup gideceğim buradan’ diyoruz.

Gideceğiz ama nereye?

Yeni bir ülke, yeni bir hayat, yeni çalışma koşulları? Bunlara ayak uydurabilecek miyiz?

Alışmakta zorlanacak mıyız? Orada, başka bir ülkede kendimize sıfırdan yeni bir hayat kurabilecek miyiz?

Ve en önemlisi mutlu olabilecek miyiz?

Bunları hiç düşündünüz mü? Ben çok düşündüm. Bu röportajda başarılı bir sporcu iken  24 yaşında, buradaki hayatını bırakıp başka bir ülkeye, Amerika’ya yerleşen bir Voleybolcunun yaşadıklarını okuyacaksınız.

Zaten sporcu arkadaşlar  hemen hiçbir yazı okumadıklarından  belki merak edip bunu okurlarsa onları yormamak için bu keyifli röportajı iki bölüme ayırdık.

Girizgâhımızı yaptığımıza göre müsaadenizle röportajımıza başlıyoruz.

Efendim hepimizin Facebook  arkadaşları var. Arkadaşlarımdan bazılarının paylaşımları zaman zaman dikkatimi çekiyor.

Fenerbahçe’den  Merve Tanyel Amerika’da, Gelişim Kolejinden İrem Eren de Voleybol bursu  ile Kanada da hem okuyup hem de başarılı bir şekilde voleybol oynayan sayfa arkadaşlarımız. Onların bu hem okuyup hem oynama çabalarını büyük bir takdirle takip ettiğimi bilmelerini istiyorum. Çünkü hem Dünyanın en iyi üniversitelerinde okuyup meslek sahibi oluyorlar hem de çok iyi bir Ligde voleybol oynamaya devam ediyorlar.

Öncede Balıkesir Büyükşehir Belediyespor’da oynayan Gizem Özlükafa’nın Amerika’dan yaptığı paylaşımlar dikkatimi çekti.

‘Amerika’da Voleybol oynamaya mı başladınız?’ diye sordum

‘Hayır, Ben de burada Antrenörlük yapıyorum’ dedi.

‘Öyle mi? Voleybolu bıraktınız mı?’ dedim

Ben 9 yaşımda voleybola başladım. Yedi yıl Göztepe’de ter döktüm. Çok iyi bir temel kazandım. Voleybol, adeta hayatım olmaya burada başlamıştı. A takıma geçeceğim dönem kulüp maddi nedenlerden dolayı kapandı, MEV ile anlaştım. 17 Yaşındaydım. Burası benim A takımda ilk defa oynadığım, mücadele verdiğim kulüp oldu. İlk senemde 3. Ligde şampiyon olup 2. Lige çıktık. 2 yılda 2. Ligde mücadele ettik.. Bu sürecin içinde Celal Bayar Üniversitesi Spor Akademisi Voleybol Antrenörlük Bölümü’nü kazandım.  MEV spor kulübü de kapanınca o zamanlar 3. Lig de yeni olan Gaziemir kulübü Gazi Gençlik ile yani şu an ki adı Rota Koleji olan kulüple anlaştım. Burada da lig atlama zaferini yaşayarak 1 yıl 3. Lig 1 yıl 2. Lig olmak üzere mücadele ettim.. 2 yıl sonra İzmir Büyük Şehir Belediyesi’ne transfer oldum.. 1 yıl burada mücadele ettikten sonra benim Türkiye’de son başarılarını paylaştığım kulüp olan Balıkesir Belediyesi’ne transfer oldum.. 3. Ligden 2. Lige çıkma zaferini bu kulüpte de yaşadım.. 2 yıl yüksek tempolu antrenmanlar ve maçlar ile birlikte çok güzel anılara da sahip oldum.. 2013 yılında Balıkesir Belediyesi’ndeki son senemden ve üniversiteden de bu yılda mezun olduktan sonra ailemle birlikte Amerika’ya yerleştim’’  dedi

Buradaki düzenden sıkılan, siniri bozulan herkes ‘Bu ülkeden gidip Amerika’ya yerleşeceğim’ diyor. Siz nasıl gittiniz oraya?’ diye sordum.

2009 Yılında babam Green kart kazanmıştı.  2013 yılında da ailecek buraya yerleştik. Yeni bir ülkede yaşam için ya tanıdık birileri olmalı ya da birbirinize destek olabileceğiniz aile, akraba veya arkadaşınız. Benim ailemin olması büyük bir avantaj oldu benim için. Burada baştan yeni bir hayata başladım.. İki yıl İngilizce eğitimi aldım. Bu süreçte eğitim aldığım Kolejden voleybol takımında oynamam için teklif aldım fakat bütün antrenmanlar benim aldığım derslerle aynı saatteydi.. Öncelik hedefim İngilizceyi öğrenmek olduğu için bu teklifi o süreçte kabul edemedim’’ dedi.

‘’Peki Amerika’da iş olanakları nasıl? Kolayca çalışabildin mi?’’ diye sordum.

‘’Amerika’da her ne kadar çok iş imkanı olsa da kendi branşınla iş yapabilmeye başlamak çok zor.. Burada hemen hemen çoğu kişinin başta çektiği zorluklardan biri de bu. Çoğu yerlere CV’mi bıraktım voleybol antrenörlüğü için ve bunu yaptıktan bir yıl sonra şu an bulunduğum kulüpten teklif geldi.. 2 ay önce burada “VERTICAL FORCE” spor kulübünde koçluk yapmaya başladım.’ dedi.

Bu röportajın ikinci bölümünde Türkiye ve Amerikan sistemi arasındaki farkları, Gizem Özlükafa‘nın Amerika’ya ilk gittiğinde hissettiklerini, orada mutlu olup olmadığını, iki ülkenin sosyal yaşamı arasındaki farkları okuyacaksınız

Merakla bekleyiniz …..

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s