ECZACIBAŞI’NDA HÜSRAN… Hasan Uğur Epirden

 

ECZACIBAŞI : 2 VOLERO ZÜRİH : 3

22-2, 15-25, 25-22, 25-23, 12-15

Hakemler : Fabriz0 Saltolippi (İTA) *** Shin Muranoke (JAP) ***

ECZACIBAŞI : Boskovic 24***, Kosheleva 14**, Hande 10**, Büşra 7**, Ceylan 7**, Larson 3**, Neslihan 3., Ognjevic **, Gözde Y. 2*, Gülden (L) **, Simge, Nilay.

Koç : Barbolini **

VOLERO ZÜRİH : Olesia 2****, Caracas 16****, Akinradewo 16****, Orlova 13***, Zivkovic 2**,Popovic (L) ***, Mammadova, Molkova, Costa.

Koç : Terzic ***

Antrenör/koçları Barbolini‘nin darmaduman ettiği, Larson, Boskovic, Kosheleva Ognjevic gibi dünya yıldızlarının yanı sra tecrübeli kaptan Neslihan, Büşra, Hande, Ceylan ve Gözde Yılmaz gibi milli takımımızın aslarının yer aldığı geniş, zengin kadrosuna rağmen daha anlaşma imzalanırken, büyük hata yapıldığını ve bu teknik adamdan fayda gelmeyeceğini dilim döndüğü kadar anlatmaya çalıştığım Eczacıbaşı beklenmedik bir kötü sezon geçirirken, son 2 yılın “Dünya Kulüpler Şampiyonu” apoletini de bu kez ancak 4. olabilip, Japonya Kobe’de bıraktı…

Bir teknik adam elindeki bu müthiş malzemeyi ancak bu denli kötü kullanabilir ?… Burada bu yanlış tercihi yapan idari kadro da en az Barbolini kadar sorumludur…

Her zamanki çarpıcı ve bir o kadar düşündürücü örneğimi tekrarlama lüzumunu hissediyorum…

Söyleyin bana; Barbolinin yerinde Fatih Ürek veya Seda Sayan veya Nihat Doğan olsaydı, veya Eczacıbaşı yönetimi, kızlara “Çıkın maçlara, bildiğiniz gibi oynayın !…” diye serbest bıraksaydı, bundan daha kötü bir sonuç alınabilirmiydi ?…

Gelelim maça;

Rashel’in gene oynatılmadığı maçta, Eczacıbaşı kötü başladığı ve 2-0 geriye düştüğü maçta Boskovic’ın skorerliğinde durumu 2-2’ye getirdi… Tie-break seti büyük çekişme içinde geçti…

Sahalar 8-6 Volero lehine dönüldü…

Eczacıbaşı’nı dirilten, Neslihan’ın “Ace” sayısıyla durum 11-11’de eşitlendi…

Volero koçu Terzic molaya girdi…

Ancak Neslihan bu kez servisi dışarı önderince Volero 12-11 öne geçti… Bu belki de maçın kader anıydı…

O an çok ilginç bir an yaşandı…

Volero koçu Terzic servise gelen maçın başarılılarından Amerikalı önce 1.93’lük Orlova ile Akinradewo’yu değiştirmek istedi… Ancak hakemler değişim yapılmasına rağmen sonrasında bu yanlış talebe izin vermediler, Akınradewo içerde kaldı, bu kez Orlova öndeki 1.81’lik Costa ile değiştirilmek istendi…

Hakemler buna da izin vermediler…

Bu arada oyun 3 dakika durdu…

Bu değişiklik reddi ile oyunda kalan Akinradewo etkili servisiyle takımına topu karşılayacağına birbirlerine bırakıp seyreden liberomuz Gülden ve Boskovic sayesinde yan çizgimizin tam üzerinde “Ace” sayı kazandırınca durum bir anda 11-13 oluverdi…

Bu kez Barbolini mola hakkını kullandı…

Rakip koç Terzic de bir önce gerçekleştiremediği, yüzüne özüne bulaştıdığı değişikliği yaptı, Costa yerini Orlovaya bırakırken böylece Volero’nun blok seviyesi ve gücü yükselmiş oldu…

Bu maçı, büyük ihtimalle bronz madalyayı direk etkileyen, arka arkaya yaşanan hatalarla gelen 2 şans sayısı bir anda maçıın ibresini Volero lehine döndürmeye yetti…

Akınradewo’nun gene ülden üzerine attığı etkili servisi liberomuz kötü karşılamasına rağmen Boskoviç sayıyı aldı… 12-13…

Oyuna sıkıntılı giren Orlova ortadan yüksek kurşun topa vurdu… 12-14…

Orlova’nın servisini karşılayan takımımız köşeden Hande ile hücum kullandı… Akınradewo’nun yüksek bloğundan korkup, paralele dönen Hande dışarı vurunca maçı Volero Zürih’e 3-2 verdik !…

Milli takım liberolarımızdan Gizem Karadayı Volero’da gene oyuna dahil edilmedi…

Gene de, Barbolini dezavantajına karşı büyük mücadele veren kızlarımızı kutluyorum… Barbolini’ye de “Güle güle”, Eczacıbaşı camiasına da “Geçmiş olsun !…” diyorum… Kaza “eliyorum !…” dedi, ve de geldi…

1 Comment

  1. Sayın Hocam

    Geçen sezon başı Barbolini için yazdıklarınızı hatırlıyorum. Kendi kendime Barbolini’nin burada yaptıkları belli ancak kendi takımından çok daha iyi ,derin ve güçlü bir kadroya sahip olan Vakıfbank’ı finalde yenip şampiyon olması oldukça önemli bir başarıdır demiştim . Hatta hocamız biraz haksızlık ediyor dedim . Ancak gelinen nokta sizi tam olarak haklı çıkarttı ki gerçekten söylenecek laf kalmadı. Bence tarihinin en güçlü kadrosuna sahipti Eczacıbaşı.
    Gerçekte çok yazık denilecek bir sezon oldu. Peki Motta adı geçiyor. Sizce çare olur mu?

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s