“KÜÇÜK PRENS”E SEVGİLERİMLE… Deniz Arslan

Epirden hocam bir yazısında; ( https://evoleybol.com/2017/03/16/voleybol-basini-uzerine-hasan-ugur-epirden/  ) benim için “Köşe yazarlığında ise Dr. Deniz Arslan‘ı veliahtım olarak görmekteyim…” deyip Kendine özgün anlatımıyla, sohbet tadındaki düzeyli, saygılı eleştirileriyle tamamlayacağını umduğum eksikleriyle ayda/yılda bir, dostlar alışverişte görsünler diye sözde köşe yazısı yazmaya kalkışanlar içinde bu görüşümü perçinliyor…” diye devam etmiş.

Ömrümden fazla zamandır Voleybolun içinde antrenör, yazar ve yönetici olarak emek veren, Türkiye’de plaj voleybolunu başlatan, popüler olmasını sağlayan bir insanın veliahtı olmak hem çok büyük bir onur ve mutluluk hem de büyük bir sorumluluk.

Nasıl olsa site sizin. Sen ona, o sana güzellemeler yapın, methiyeler düzün’ diye düşünenler vardır?

Yazdıklarım tamamen içimden geçen şeyler ama bunlara bile böyle şeyler söyleyen insanların olacağını biliyorum.

Canınız sağ olsun. Dilediğiniz gibi düşünebilirsiniz. Ve hatta bunu dile de getirebilirsiniz. Ama lütfen bunları yapmadan önce dil uzattığınız kişileri tanıyın. Bu kişiler kimdir, nedir, ne yapmışlar, başka ünvanları var mı? Bunları öğrenin sonra dilediğinizi yazın!

Yazdıklarımızın gerçek anlamını, anlama kapasitesinden yoksun bazı arkadaşlar bir yazımdan ‘Yazar aslında burada şunu demek istemiş’ diye anlam çıkarmışlar. Üstelik bu arkadaşlardan bazıları kendilerine ‘Gazeteci- yazar’ da diyor. Baba torpili ile gazeteci olduklarını zaten biliyoruz. Ama yazar olmak öyle baba torpili ile olacak bir iş değil. Bu arkadaş da babasının kendisine bıraktığı rahat koltuğunda güya bana cevap yazmış ama dostlar alışverişte görsünler hesabı. Yazı demeye bin şahit ister. Zaten babasını toplasan 3-4 kişi biliyordu, bunu hiç kimse bilmiyor. Şimdi bana dil uzatarak isim yapmaya çalışıyor.

Arkadaşım; iş dil ve ‘uzunluk’ yarışına kalırsa sen ve baban beraber gelseniz benimle baş edemezsiniz. Çünkü sen, kısa pantolonunla sahillerde evcilik oynarken ben elimde simit tablası ile ekmeğimin peşindeydim. Sen baba torpili ile ‘veliaht prens’ olarak hazır koltuğa otururken ben Üniversite sınavında ter döküp derece yaparak fakülteye girdim. Şimdi sen dişlerini bir kulübün damarlarına geçirmiş güya ‘Basın danışmanlığı’ ayağıyla kulübün paralarını emerken ben aslanlar gibi sabahtan akşama kadar çalışarak, nöbet tutarak, ameliyat yaparak mesleğimi yapıyor, hiçbir çıkar gözetmeksizin de boş zamanlarımda salonlara gidip maç izleyip Voleybol ile ilgili yazılar yazıyorum. Bu arada doktorlukta da Türkiye’nin en iyilerinden olduğumu eklememe gerek var mı bilmiyorum?

Efendim kendisi doktor, niye kalkıp voleybol maçlarına gidiyor, yazıyor?’ demiş küçük prens. Asıl işimden arta kalan hayatımda ne yapacağımı sana mı soracağım? Sen karınla, sevgilinle, sahil kenarlarında balık yiyip rakı içerken, ben bu işi hakkıyla öğreneyim diye kurslarda, antrenmanlarda, maçlarda Türkiye’nin en iyi hocalarından bir şeyler öğrenmeye çalışıp, sınavları geçerek önce birinci kademe, 3 yıl sonrada 2. kademe Voleybol antrenörü oldum.

Şimdi sen bunların da ne olduğunu bilmezsin. Eğitim şart ama sen babanın velihat prensi olduğun için buralara seni getirenler onu da sormadı zaten sana. Sor, belki baban biliyordur.

Epirden hocam beni ‘Veliaht’ı göstermiş. Sağ olsun, var olsun. Kendisi benim babam değil. Uzaktan, yakından, mahalleden, şehirden akrabam ya da yakınım da değil. Aramızda para pul alışverişi de yok. Zaten site hocanın tamamen kişisel çabaları ile ayakta duruyor. ‘Çok okunan bir site olsaydınız herkes size sponsor olurdu. Ama bak kimse sizi okumuyor’ diyeceksin? Onu da her şey gibi yanlış biliyorsun. Pek çok konuda tatlı su balığı gibi değil, cesur, kimseden korkmadan, gerçekleri tüm çıplaklığı ile yazdığımızdan senin tahmin ettiğinden fazla takip ediliyor, okunuyoruz. Ama gel gör ki herkes ‘korkudan’, evet korkudan siteye sponsor olamıyor. Çünkü bu ülkede herkes sus pus olmayı seçiyor iktidardan, bakanlardan, bakmayanlardan, karanlıktan, aydınlıktan korkuyor, ses çıkarmayan ‘iyi çocuklar’a destek oluyor.

Niye? Biz başkaları gibi kopyala yapıştır haberler, ona buna yağ çeken yazılar, dikkat çeken güzel kız resimleri koymuyoruz. Yeri geldiğinde voleybolun en başındaki kurumu ve kişileri eleştirebiliyoruz. Hal durum böyle olunca site ‘fakir ama gururlu’ bir şekilde yoluna dimdik

devam ediyoruz.

Allah Epirden hocaya güç, kuvvet versin. Daha uzun yıllar voleybola hizmet eder inşallah. Beni ‘Veliaht’ yaptıysa mutlaka bir ışık görmüştür?

Son söz; Herkes yazabilir. Ama herkes ‘yazar’ olamaz!’ Ben henüz ‘yazar’ olmaya çalışıyorum. Sana da tavsiyem öyle 3-5 ayda değil, sık sık yaz. Belki yazın gelişir.

Bilmem anlatabildim mi “Küçük Prens”?

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s