VOLEYBOL FEDERASYONU BAŞKANI BENDEN NE İSTEDİ ?… / Deniz Arslan

‘’Her yerde Voleybol Platformu’’nun 3 Mart’ta düzenlediği gecede, açılışı, ev sahibi sıfatı İle Voleybol İl Temsilcisi Hakan Gürsu yaptı. Kısaca, göreve geldiğinden beri yaptığı işlerden bahsetti. Zaten Hakan bey’in çok fazla bahsetmesine de gerek yoktu çünkü onun gelişi ile beraber İzmir Voleybolunun yukarıya doğru ivme kazandığını voleybolu yakından takip eden herkes biliyor.

Hakan bey kısa bir konuşmadan sonra kürsüye Türkiye Voleybol Federasyonunun çiçeği burnunda Başkanı Mehmet Akif Üstündağ’ı çağırdı. Başkan da kasım ayında göreve geldiğinden beri yaptıklarından, voleybol ile ilgili projelerinden, böylesine organizasyonların öneminden ve o gece orada olanlardan ne beklediğinden bahsetti. Konuşmasında bana göre en önemli nokta ‘Muhalefet istemediği’ni söylemesiydi.

Tabii ki her başkanın hayali muhalefetin olmaması ama Sayın Üstündağ’ın ‘muhalefet istemiyorum’ dediği şey şuydu; Hepimiz voleybol için çalışıyoruz öyleyse hiçbirimiz farklı düşünmüyoruz, ortada tek bir amaç muhalefet değil birlik olmalıyız’

Konuşması son derece mütevazi, tekrara düşmeyen ve ilgi çekiciydi. Bazı konuşmacılar mikrofon başına geçtiklerinde destan yazarken Başkan tam tersine ‘Bu destanı ben değil sizler yazacaksınız’ diyordu. Herkes mutlu oldu. ‘Ben yaptım, ben başardım’ diyen yöneticilere alışkındık çünkü.

Sonrasında yemekler yendi. Yemekten sonra tatlılarda yenilince mutluluk düzeyi maksimuma vardı. Başkan masaları tek tek dolaşıp geceye gelenlerle selamlaştı. Bizim masaya doğru geldiğinde içimden ‘İnşallah beni tanımaz’ diyordum. Kolay değil. İki yıldır Federasyon için eleştiri yazısı yazıyordum. Yazıdaki resmim uzun saçlı olduğundan Başkan’ın beni çıkaramayacağına güveniyordum. Öyle ya işi gücü yoktu da beni mi takip edecekti?

Başkan masamıza geldiğinde doğrudan yanıma geldi. Ayağa kalkıp kendisini karşıladığımda tek tek elimizi sıktı, masaya ‘Hepiniz hoş geldiniz. Umarım iyi bir akşam geçiriyorsunuz’ dedi. ‘Çok güzel bir gece, çok teşekkür ediyoruz’ dedim. ‘Gerçi sen yine de eleştirecek bir şey bulursun’ dedi gülerek. ‘Yok başkanım biz iyi olan şeyleri de yazarız’ dedim. ‘Yanlış anlaşılmasın. Ben voleybol için yapılan her şeye varım. Tabii ki eleştireceksiniz. Tabii ki yazacaksınız. Biz de o eleştirileri dikkate alıp daha iyi şeyler yapmak için çalışacağız’ dedi.

Kendisi eski bir sporcu olması dolayısıyla oldukça uzun boylu ve fizikliydi. Ben aşağıda kalıyordum. Şartları eşitlemek için ‘Başkanım buyurun’ diye sandalyeyi gösterdim. Aslında bu bir tuzaktı. Eğer oturmamış olsa ‘Başkan benim sorularımı cevaplamaktan kaçtı’ ya da ‘TVF başkanı öyle havalıydı ki tenezzül edip yanımıza oturmadı’ diye yazılar yazmayı planlıyordum. Ama bizi kırmadı oturdu.

Vücut dilini çok iyi kullanıyordu. ‘Sen benim için neler neler yazdın, ‘Ali kıran Başkesen’ dedin, ‘Tek adam’dedin, ama sende bir yazında belirtmişsin ben sana hiç olumsuz bir şey dedim mi?’ dedi elini omzuma atarak. ‘Başkanım o konulara girmesek’ dedim. Netice de bunları söylerken eline fark etmeden bıçağı almıştı.

Şaka bir yana yazılarını okuyorum. Şunu söylüyorum; yazın. Ama biraz da bizi dinleyip yazın. Ben hiç tek adam olmadım. Hiç baş kesmedim. Bana en sert eleştiri getirenleri bile Voleybol için, Voleybolun daha iyi olması için dinledim. Dinlerim de. Ben yıllardır Voleybolun içindeyim. İki başkanla çok yakinen çalıştım. Federasyonlarda en zor görevleri layıkıyla yerine getirdiğimi düşünüyorum. Bu tecrübelerim ışığında demokratik bir seçimle, kulüplerin teveccühü ile Başkan oldum. Ama bitmedi. Ben Voleybol için gerekirse herkesin ayağına giderim. Kırgınlıkları, dargınlıkları, küskünlükleri gidermek için elimden gelen her şeyi yaparım. Bunu Türk Voleybolunun daha iyi olması için yaparım. Geçenlerde Milliyet Gazetesinin Yılın spor ödülleri jürisinde Basketbol Federasyonu başkanı, Fatih Terim ve pek çok spor adamı ile birlikteydim. Oradakilerde şunu söylediler. Şu anda takım bazında en başarılı sporumuz voleybol. Dünya şampiyonu çıkartıyoruz her yıl. Avrupa Şampiyonasına iki takımımızla da katılıyoruz. Spor lisesi projemizi Basketbol Federasyonu da örnek alıyor. Ama bunlar yeterli mi? değil’ dedi.

Başkan öyle doluydu ki. O konuştukça geçmiş yazılarımı düşünüyordum. O da zaman zaman yazılarıma atıfta bulundu. Mesela Ferhat Akbaş konusunda birkaç kez yeterli tecrübeye sahip olmadığını yazmıştım. Başkan da ‘Ferhat’ın getirilmesini bende destek oldum ama ne yazık ki beklediğimiz sıçramayı yapamadı. Şimdi Romanya’da tecrübe kazanacak. Belki gelecekte yine beraber çalışabiliriz. Ama şimdi Türkiye için en iyi seçeneklerle çalışacağız’ dedi. ‘Başkan zaten seçildiğinizden beri yaptığınız işleri pek eleştirmedik. Hatta size teşekkür bile etmiştim. dedim. https://evoleybol.com/2016/12/28/federasyona-tesekkur-ediyorum-kafama-ne-dustu-deniz-arslan/

‘Biliyorum’ dedi.

Yazı çok uzadı. Uzun yazı da pek okunmaz. Şimdilik burada bir nokta koyalım. Başkanın söylediklerini diğer bir kısmnı bir başka yazımızda yazalım.

Hasılı TVF başkanını yakinen de tanımış olduk. Açıkçası bundan da mutlu olduk, Voleybolumuzun geleceği adına umutlandık. Ama bu kendisini bundan sonra eleştirmeyeceğimiz anlamına gelmez. Tabii heybetini düşündükçe eskisi kadar cesaretle yazabilecek miyim bilmiyorum ? Zaman gösterecek…

8 Comments

  1. Sayın Deniz ARSLAN ; bu yorumu sizin yazınızın altına mı koymalıydım bilmiyorum ,size cevap niteliği de taşır mı onu da bilmiyorum ama yine de buraya yazmaya karar verdim .Öncelikle sizi yürekten kutluyorum . Voleybol federasyonu başkanına EVOLEYBOL ‘u okuduğunu itiraf ettirdiğiniz için .Demek ki voleybol federasyonu başkanımız benimde yazı yazdığım siteyi okuyormuş. Ne mutlu sitemizin editörü Sayın EPİRDEN ‘e .Sizin Akif ÜSTÜNDAĞ ‘ın etkisinde kaldığınızı düşünüyorum .Bizim hiçbir zaman göremediğimiz akıcı konuşmasını , çok iyi kullandığını iddia ettiğiniz vücut dilini yakalamanız ilginç .Ya siz iyi analiz edememişsiniz yada beyefendi çok ilerleme kaydetmiş.
    Beyefendinin akıcı konuşmasında kullandığı “ Muhalefet istemiyorum” ifadesini hepimizin voleybol için çalıştığını o nedenle farklı düşünmememiz gerektiği kararına nereden varmış ki ? 2006 yılında Erol Ünal KARABIYIK ‘ın yönetiminde yer alan beyefendi 2010 yılının ortalarında özellikle yabancı oyuncu sayısı konusunda başkanı ve yönetim kurulu ile muhalefete düşmüş , hiç bir konuda fikir birliği oluşmaz olmuş ve nitekim kendisi 2011 yılının tam ortasında istifa ederek kendisini Futbol federasyonu içinde bulmuştur. Kısa bir süre (7 ay kadar ) futbol federasyonu içinde yer aldıktan sonra futbolu yönetemeden yüzlerine gözlerine bulaştırarak istifa etmişlerdir. 2012 yılının şubat ayından sonra beyefendi tekrar voleybol sevdası ile yanıp tutuşmaya başlamıştır. Nitekim ağabeyleri sayesinde cesaretlenmiş ve ağabeylerinin diş geçiremedikleri Erol Ünal KARABIYIK’ ın arkasından en terbiyeli tabirle muhalefet yapmaya başlamıştır. Nitekim hepimizin bildiği üzere , hiçbir etiğe sığmayan bir usulle 2012 yılının sonunda Özkan MUTLUGİL ile birlikte voleybolun başına atanmıştır. Maalesef Beyefendinin Özkan MUTLUGİL ‘le uyumu en fazla 2 yıl sürmüş , yine en terbiyeli ve seviyeli bir ifadeyle Özkan MUTLUGİL ‘e muhalefet etmeye başlamıştır.
    Şimdi beyefendi voleybolun başına geldi .Kendi ifadesi ile kulüplerin desteğini alarak .Kargaların kahkaha sesleri size de geliyor mu Deniz bey ?
    Şimdi size bir soru sorayım Deniz bey , siz yanıtlayabilir iseniz kabulümdür , ancak Beyefendiye yanıtlatabilirseniz daha da kabulümdür . Sürekli 10 yıl voleybola hizmet iddia ettiğini söyleyen ancak elinize kalem kağıt aldığınızda neredeyse 3-4 yılı geçmeyecek sağlıklı görev süresinde muhalefet ettiği Sayın KARABIYIK ve yönetimi ,Özkan MUTLUGİL ve yönetimi beyefendi gibi voleybolu düşünmüyorlar mıydı ? Kendisi voleybolu düşünüyordu da onlar düşünmediği için mi muhalefete düştüler ?
    Sizce de ilginç değil mi voleybol hayatının yarısından fazlası muhalefet etmekle geçen birisinin “ muhalefet istemiyorum “ demesi . Sizce de ilginç değil mi başta siz olmak üzere kendisi aleyhinde yazı yazanlara en masumane tabirle haber gönderip “ fazla eleştiri yazmasınlar “ diyen birinin sonra” tabi yazacaksınız siz bizi yönlendireceksiniz” diyebilmesi ?
    Sayın Deniz ARSLAN “iki başkanla çok yakın çalıştım “ ifadesi yalandır ,uydurmadır .Bunu her iki başkanda nazikçe reddedecektir.
    “ Federasyonda en zor görevleri yerine getirdim” ifadesi yalandır, uydurmadır .
    “Demokratik bir seçimle geldim “ ifadesi yalan ve uydurmadır .
    “Dargınlıkları küskünlükleri sonlandırabilirim “ ifadesi yalandır, uydurmadır .
    Genel kurula giderken Özkan MUTLUGİL için “on tane imza toplayamaz ,beceremez “ dediğine şahitlik edecek en az elli kişi çıkar . Bütün bunlara rağmen genel kurulda “ can dostum yol arkadaşım “ demesi sizce sizi çok etkileyen ihtişamlı kalıbı ile örtüşüyor mu ?
    Fakat durum gösteriyor ki beyefendinin gönlünden geçen muhalefet olmaması, ancak sanırım EVOLEYBOL ‘da bir muhalefet doğacak ,saygılarımla

    Beğen

    1. Sevgili Serkan hocam;
      Bu yazınıza geniş bir cevap yazdım. ‘Aramıza başkan girdi’ başlığı ile yayınlanacak.
      Sevgi ve Saygılarımla

      Beğen

  2. Deniz bey Akif bey kasım ayından bu güne yaptıklarını anlatmış, not aldıysanız yada hafızanızda ise bizimle paylaşırmısınız .

    Beğen

    1. Aldım evet. Milli takımlarda, MHGK de yaptıkları çalışmalar, Kulüplerle görüşmeler, sponsor bulma çalışmaları.. Sanırım bunlar bu süreyi dolduracak işler..

      Beğen

  3. Deniz bey Voleybol platformu gecesine gazeteci olarak mı yoksa İzmir voleybol camiasının bir ferdi ,bir antrenörü olarak mı davet edildiniz ? Voleybol hakemliğini bırakan arkadaşlarımıza, geçmişte İzmir ve ülkemiz voleyboluna hizmetleri olan Aydın ŞENOLSUN beyefendiye ,hayatının büyük bir kısmını İzmir voleyboluna adayan Akın İRA beyefendiye hizmetlerinden dolayı plaket taktim edildiği duyduk. Acaba yine İzmir voleyboluna yıllarca hizmet etmiş Aydın ÖZTÜRK beyefendiye ,Uğur KARAKAŞ beyefendiye ve Faruk EKİNCİ beyefendiye de plaket verildi mi ? Plaketleri kimin hazırlattığını biliyor musunuz ?

    Beğen

    1. Onların davet edildikleri, ancak katılmadıkları söylendi. Hatta Başkan bizzat bana ‘Keşke Aydın Ağabeyde aramızda olsaydı’ dedi

      Beğen

  4. Sırma saçlı KARAKAŞ ‘ lı dostumuza hizmetlerinden dolayı plaket verilmemiş mi ?

    Beğen

  5. Uluslar spora yaptıkları tüm yatırımları , kendi milletlerinin , kendi gençlerinin sağlığını korumak için yaparlar .Bununla beraber uluslarası alanda o sağlıklı nesillerle sportif başarılara koşarlar.En üst düzey yarışmalarda olimpiyatlardır.Bugün Türk sporunu olimpiyatlarda yarışan devşirme sporcularla övünen bir spor teşkilatımız yabancı sınırlamasını kaldırtan bir futbol direktörü, sahadaki 6 sporcunun 5 i yabancı olan ve onların başarılarını örnek gösteren spor adamları ve bununla övünen federasyon başkanlarımız var Deniz bey .Anlaşılan Akif bey size yabancı sınırlamasının kalkmasını kulüpler istiyor demiş. 2012 yılında bayrak açtığında yabancı sınırlandırmasını kaldırma şirinliğini gösteren de kendisidir.Üstelik seçimli genel kurulda siyasi otoritenin desteği olmasa seçimi de kazanamayacaklardı.Kulüplerin yabancı sayısı konusunda direnmesine rağmen Sayın KARABIYIK ‘ın arkasında durduğunu da unutmuş görünüyor .

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s