İYİ Kİ DOĞDUN MİLKA… / Deniz Arslan

 

Her anne baba için evladı özeldir. Her evlat anne baba için her zaman en değerli şeydir. Bazıları bunu anlatamaz. Sadece bakışı, dokunuşu ve hatta kızışı ile anlatır. Bazıları bunu kelimelere güzel döker, öyle bir anlatır ki kalbe dokunur.

 

Sevgili Ayhan Bölükbaşı benim face arkadaşım. “Salonlarda küfür olmasın” diye yazdığımız bir yazıdan sonra arkadaş olarak beni faceten eklemiş, “Hocam sizi çok iyi anlıyorum çünkü benim de genç bir kızım var ve iyi bir voleybolcu olmaya çalışıyor. Mücadelenizde yanınızdayım” diyerek benimle beraber o fanatiklere cevap yetiştirmeye çalışmıştı.


İşte bu gün o güzel kızın doğum günüymüş.
Ayhan bey duygularını öyle güzel anlatmış ki okurken gözlerim doldu. Hemen “Sevgili Hocam; Olmaz yani! Ben yazarlığı bu andan itibaren bırakıyorum. Biz de güya yazıyormuşuz? Elinize, zihninize sağlık.
Sevgili Milka da iyi ki doğmuş da voleybola bir yıldız gelmiş. Şimdi şöyle yapalım; Ben bu yazıyı
sitemiz www.evoleybol.com da adınıza paylaşıyorum müsaadenizle… Ve biraz daha ders çalışıp sizin gibi güzel şeyler yapmaya çalışacağım?” dedim.
Müsaade aldım.
Şimdi sizi o güzel yazı ile baş başa bırakıyorum.

 

“MİLKA !
İlk kez baba olacaktım, doğum günü akılda kalsın diye
3 Mart yapalım demişti doktor. Aklımıza annenin daha fazla dayanamayacağı, besin zehirlenmesi riski olduğu, her tarafının şiştiği için gecikmeden doğman gerektiği gelmedi. İyi olur dedik.
Doğum sırasında hastanede annenin yanında sadece ben vardım. Annen benle paylaştığı ve paylaşmadığı korkularıyla ameliyathaneye girerken vedalaşamadık. Ben sebebini bilmemekle beraber, genel olarak cool takılıyordum.
5 dakika kadar sonra içeriden bir ses geldi, bir bebek ağlaması, hemen arkasından yeşil önlüklü biri avuç içi kadar bi şey getirdi, pembe mor arası, sürekli ağlayan bir bebek.
Hiçbirşey anlamadım, anlayamadım. Şimdi baba mı olmuştum???
Anneni merak ediyordum.
Doğumdan çıkınca ilk seni sorarım demişti ama ayıldığında beni değil seni sordu tabii ki. Ağladığını hatırlıyorum, sevinç, gurur, yüklendiği stresin boşalması.. hepsi bir arada..
Saat 9:09 da doğdun. 1, 3 ve 9 ile geldin. Hoş geldin.
Annenin hamileliğinde başladı ev değiştirmeler, hamilelikte doktorunu değiştirdik. Senle anaokullarını, yine evimizi, okullarını değiştirdik.
Birlikte büyüdük..
Ne zaman 18 olduğunu da anlayamamışım. Anlayabilmek için ne yapmam gerektiğini de bilmiyorum.
‘Baba ya.. diye başlayan taleplerini karşılayabildim mi? Sana gerektiği kadar destek olabildim mi? Sevinçlerini paylaşabildim mi? Seni dinleyebildim mi? Sana anlatabildim mi? Sana öğretebildim mi? Senden öğrenebildim mi? Bilmiyorum.. Ama inan bana hep elimden gelenin en iyisini yaptım.
18. yaşın kutlu olsun !
Seninle gurur duyuyorum ve seni çok seviyorum güzel kızım..”

 


Biz de
EVOLEYBOL ailesi olarak Miray Bölükbaşına ailesiyle nice mutlu, sağlıklı yıllar geçirmesini diliyor, kendisinin başarılı ve arkadaşlarıyla iyi ilişkileri olan, takımı ve ülkesine faydalı bir sporcu olarak uzun yıllar salonlarda olmasını diliyoruz.

 

 

1 Comment

  1. Sevgili Deniz Hocam.. bu hayatta en önemli şey size değer verildiğini hissetmeniz olsa gerek. Birbirimizi hiç görmedik, birbirimizi tanımıyoruz ama siz bizim için yazı yazıyorsunuz. Ne güzel bişey bu!

    Miray 9 yaşında Vakıfbank Spor Okulunda başladı voleybola, Gonca Hoca kulüpten ayrılınca yerine gelen ekipten ilgi görmediği için 12 yaşında kendi isteğiyle ayrıldı ve onun yanına gitti. Gonca Hocası ergenlik döneminde rol modeli, hocası ve ablası oldu. Onun kendini tanımasını sağladı ve voleybol yanında kendini, sınırlarını keşfetmesini sağladı. Ona içinde özel bir not olan bir kağıt verdi, “Vakıfbank’a transfer olduğunda bana gösterirsin” dediğinde doğrusu ben gerçek olacağını hayal edememiştim. Kulüpten kendi ayrılırken 12 yaşında hayata isyan eden kızımı ağlaya ağlaya eve nasıl götürdüğümü de biliyorum, transfer olduğunda aynı salona ayakları titreyerek girdiğinde salında nasıl bir sessizlik olduğunu da.. Oraya dönmek, o formayı giymek onun için Milli olmak kadar önemliydi, başardı. Ama Gonca Hoca olmasaydı muhtemelen bizi hiç tanımayacaktınız.

    Bu bir yolculuk, yüzlerce kız bu challenge için emek harcıyor. Burada takdir edilmesi gereken sonuçlar değil bu emeğin kendisi olmalı.

    Türkiye’nin ülkesini seven, ona sahip çıkan aydın kadınlara ihtiyacı var. Salonlarda İzmir marşı söylemek yetmez, bu çocuklar evrensel değerlere sahip olmalı, dünya kültürünü edinmeli, ülkemizi temsil etmeli, ilkeler, etik değerler onların rehberi olmalı ve doğru insanlar yetişmesi için örnek olmalılar. Mücadele etmek, korkmamak, ayakta kalmak, kazanmaktan önemli olmalı.

    Çok güzel insanlar tanıdık. Siz de onlardan birisiniz. Karşılıklı sohbet etmeyi çok arzu ederim. Kızım, voleybolu seven tüm kızlar, şahsım ve benim gibi voleybolcu olan ve olmaya aday kızların babaları adına size teşekkür ediyorum. Umarım bazı antrenörler kızlara çok acımasız, sert davrandıklarında babalarının ne kadar üzüldüğünü hatırlar ve biraz daha insaflı davranırlar. Değer vermek ve emeği övmek daha başarılı sonuçlar verecektir. Sevgiler!

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s