İYİ BİR VOLEYBOLCU OLMAK KOLAY MI? / Deniz Arslan

İyi bir voleybolcu olmak o kadar kolay değil.

Yaşıtların dışarıda gezip eğlenirken, sen salonlarda sabah akşam, saatlerce antrenman yaparsın.

Yaşıtların evde bir elinde kahve ile dizi seyrederken, sen antrenmandan yorgun argın gelir, hızlıca bir duş alır, bir şeyler atıştırır derse oturursun. Çünkü hem sporu hem de eğitimi başarılı bir şekilde, bir arada götürmek zorundasın. Bazen dersin başında uyur kalırsın. Annen baban seni masaya yığılmış bir şekilde uyurken gördüklerinde üzülür, birbirlerine ‘Ona fazla mı yükleniyoruz?’ diye düşünür, üzülürler.

Ama hayır! Sana kıyamasalar da, üzülseler de, içleri de parçalansa, onlar şunu çok iyi biliyorlar ki başarı için fedakarlık ve çalışma şarttır.

Bunun için onlar da ellerinden geleni yaparlar. Bir yerlerden kısıp seni o kursa, şu kursa yazdırılar. Seni spora başladığın günden beri götürüp getirirler, salonun kapısında, tribünde, kafede, büfede, buldukları bir köşede seni, izlerler, beklerler. Sen onlara dönüp baktığında ‘Afferin benim çocuğuma, bravo, çok iyisin’ gibi el kol hareketleri yapıp sana şaklabanlık yaparlar. Öpücük gönderirler, gülerler. Enerjin bittiğinde ‘Bırakma, arkandayım, hadi!’ diye destek verirler.

Bazen en uzak deplasmanlarda bile, hiç ummadığın bir anda, onları tribünde takımının adını bağırırken görürsün. Size sürpriz yapmışlardır. Tek beklentileri sizi oynarken görmektir.

Oyuncu olmak öyle bir günde, bir ayda, bir yılda olacak bir şey değil. Bu süreçte bir sakatlık da geçirebilirsin. Takımın en iyisiyken birden kendinizi tribünde bir köşede arkadaşlarını izlerken de bulabilirsin. İçinde onların arasında olamamanın üzüntüsü ile kahrolursun. Onlar galip geldiklerinde gelip sana sarılırlar ama sen için için o galibiyetin bir parçası olmadığın için kahrolursun. Bu süreçte annen ve baban iki gülen surat olarak senin yanındadır. Sürekli sana moral verir, yedirir, içirir, senin filmlerini o doktordan o doktora götürürler. Bazen doktorların söyledikleri karşısında hıçkırarak ağlasalar da senin yanına geldiklerinde sana hiçbir şey belli etmezler. Birbirlerine sarılıp senin için, senin arkandan ağlarlar ama senin yanında asla belli etmezler. Sen sadece onları hep sana gülümserken görürsün.

Bazen de yetiştiğin kulüpte sorun yaşarsın. Başka bir yere gitmek istersin, izin vermezler. Biri ‘Ya bizim dediğimizi yapacak ya da Voleybol hayatı bitecek’ diyecek. Görüşmeler, değişen idareciler ama değişmeyen tavırlar, verilen ama tutulmayan sözler, türlü türlü mücadelelerden yorgun düşersin. Bu süreç uzadıkça Voleybol oynama isteğini kaybedersin. O anda yanında iki gülen yüz, anneni ve babanı görürsün. ‘Merak etme biz senin yanındayız. Bu süreç bizim ne kadar güçlü olduğumuzu görmek için bir imtihan. Başaracağız’ diyecekler. Ellerinden tutacaklar sımsıkı.

Sana göstermeden bir sürü çaba gösterirler. Bir sürü insanla görüşüp sorunu aşmaya çalışırlar. Sana ‘Sen çalışmalarını aksatma. Biz her şeyi hallederiz’ derler.

Arkadaşların sahada mücadele ederken sen tırnaklarını parçalaya parçalaya yiyip tribünde onları izlemek zorunda kalırsın. ‘Ah keşke bende sahada, sizin yanınızda olsaydım’ dersin. Galibiyette gelip sana sarılırlar ama sen katkı yapmadığın için buruk bir sevinç yaşarsın.

Zaman geçecek sakatlıklar tedavi ile düzelecek, lisans problemlerin sağduyulu birkaç yönetici sayesinde çözülecek ve sen sahaya çıkacaksın. Büyük bir alkış olacak sen kenara geldiğinde. Bir heyecan olacak önceleri. Belki hata yapacaksın belki de istediğin gibi sıçrayıp vuramayacaksın. Ama sen tekrar sahadasın ya. Her şey daha iyi olacak.

Tribünde seni alkışlayan bir çift el, bir çift sulu göz ve bir çift gülen yüz olacak arkanda, Unutma!

Çaba göster, yapmaya çalış ve denemekten vazgeçme…

İyi bir voleybolcu olmak o kadar kolay değil çünkü.

Bu yazı formunun zirvesindeyken 1 yıl önce çapraz bağları kopan İzmir Gelişim Koleji’nin 2002 doğumlu oyuncusu Eylül İstanbullu ve ailesinin (Yusuf ve Nevin İstanbullu) ve Eski kulübünden lisansını alamadığı için bir yıl oynayamayan aynı yaştaki Helin Halden ve ailesinin (Haldun ve Zühre Halden) yaşadıklarını gören, bilen biri olarak tarafımdan yazılmış, kendilerine ithaf edilmiştir..

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s