İLKER ÇETECİ KARDEŞİME CEVABIMDIR… / Hasan Uğur Epirden

Voleybolumuzun renkli simalarından, plaj voleybolumuzun milli spikeri İlker Çeteci benim 25 eylülde “BURSA’DA PLAJ VOLEYBOLU KARNAVALI…” başlıklı yazımın altına yorum yapmış…

Noktası virgülüne dokunmadan aynen yayınlıyorum…

Sevgili Hasan ağabey;
Sen Türk voleyboluna uzun yıllar hizmet etmiş ve emek vermiş bir büyüğümüzsün.Siyaset olarak fikirlerimizin tamamen aynı olduğunu biliyorsun.bizi dünya alem bilir.Fikirlerimizden ve ideallerimizden ikimizde ödün vermeyiz .Yalnız son zamanlarda senin de bir yazında belirttiğin gibi Huysuz bir ihtiyar oldun. Benim de bizzat içinde olduğum turnuvalarda, sana kulaktan dolma gelen duyumlarla, sana yakışmayan yorumlar yazıyorsun, bu da seni sayan ve seven kişileri rahatsız ediyor.
Kadın ve Bayan tanımlamasını özellikle Bursa Nilüfer belediyesinin ( CHP li) ısrarlı ricaları sonucunda söylendiğini.Türk Dil Kurumu ki Ulu önder Atatürk’ün kurduğu bir kurumun Erkek tanımlamasının karşılığının Kadın olduğunun ve bu turnuvada özellikle vurgulanmasını rica ettiğini bilmiyorsun.
İki gün yağan yağmurlar neticesinde soğuyan kumlardan etkilenmemek için, tüm kız takımları uzun kollu ve uzun taytlı malzemeler ile oynadı.Bu kıyafetleri sen de çok iyi bilirsin.Final maçından önce konuştuğum Merve ve Betül (henüz ikisi de 19 yaşındalar ve Avrupa 5.liği kazandılar iki hafta önce Arnavutluk’da)İlker abi birincisi belimiz ağrıyor, ikincisi dün grup maçında bu formalarla Çek takımını 2-0 yenmiştik
(o maçta Çek takımı da uzun malzeme giymişti)
bu maçta da bir nevi totem yapmak istiyoruz :)) dediler ve tuttu. Avrupa 3. lüğü Kıbrıs Lefkoşa 1. liği olan rakiplerini yine 2-0 yenerek çok önemli bir galibiyet aldılar.Bu güzel sonuçla ilgilenip, en az 15 sene Türk Plaj voleybolunu Dünya kumlarında temsil edecek iki çocuğun hevesini neden kırıyorsun .(( Çünkü senin yorumların o çocuklar için önemli.
Yabancı oyunculara gelince, turnuva Open Mayıs ayından beri her turnuvada en az 5-6 yabancı takım mücadele ediyor hem de hepsi CEV onaylı sporcular.İlk defa son turnuvada indoor sezonu başladığı için turnuvaya katılamayan kızlarımızın yerine, kendi imkanları ile bu turnuvaya katılmak isteyen evet sen de de oynamış 3 sporcuya izin verdik.
Sağlıklı, mutlu uzun bir ömür diliyorum
Bana sormak istediğin bir şey olursa, bana nasıl ulaşacağını biliyorsun.
Saygılarımla”

Yoğunluğum nedeniyle ancak gecenin bu saatinde cevap verme fırsatı yakalayabildim…

Sevgili İlker kardeşim;

Huysuzluk kendiliğinden oluşmaz…

Huzursuzluğun bir başka ifadesidir…

Huzursuzluk da kendi kendine oluşmaz !…

Duyarlı, işine, ailesine, camiasına düşkün bir kişi olarak beni bu mizah kokulu (!) benzetmeye iten tabii ki aykırı faktörler ve kahramanlarıdır (!)…

Bir kere konuya bu açıdan bakmakta ve düşünmekte yarar var…

İddia ettiğin gibi, kulaktan dolma bilgilerle yazı yazacak toylukta olmadığımı cümle alem bilir, sen bu konuda sanırım biraz geride kalmışsın ?…

Yazdıklarımdan rahatsızlık duyanlar için doğruları yalakalık yapıp hoşa gelecek kıvama getirip yazmam bir karakter fukaralığı olur, hayatım boyunca da böyle bir moda girmedim, bu yaştan sonra da girmem !…

Yanlış yorumlar yaptığımı iddia edenler varsa, senin gibi delikanlıca bana doğruları yazarlar, yanlışlarım varsa düzeltirim, (Bu bir erdemdir…) veyahut kürsü profesörü olmasam da ders niteliğinde ilave açıklamalar yapar, o kişileri daha bir aydınlatırım… Tabii karanlıklarda kalmakta inat etmedikleri sürece ?…

Gelelim bana yakışmayan (!) yorumlarımdaki hassasiyetine ve şikayetine…

Beni seven ve sayan kişilerin yazılarımdan rahatsız olmaları meselesinden başlayalım istersen ?…

Benden rahatsız olanların beni sevip saymaları nasıl mümkün olabilir, bunu çözebilmekte zorlanıyorum ?…

Bu arada herkesin beni sevip sayması, dahası benim gibi düşünmesi de beklenemez ?…

Öyle olsaydı eğer, sen bu yorumu yazmak zorunda kalmaz, ben de huysuz (!) olmaz, sana bu cevabı açıklamalarımla birlikte yazmak zorunda kalmazdım !…

Kadın” ve “Bayan” tanımlamasını özellikle CHP’li Bursa Nilüfer Belediyesi’nin ısrarlı ricaları (!) sonucunda söylendiğini, ulu önderimiz Atatürk’ün kurduğu Türk Dil Kurumu‘nda “Erkek” tanımlamasının karşılığının “Kadın” olduğunun ve bu turnuvada özellikle vurgulanmasını rica ettiğini bilmediğimi vurgulamışsın ?…

Bak kardeşim;

Erkek” tanımlamasının karşıtının “Kadın” olduğu konusunda bir itirazım yok, hiç de olmadı… Benim hemen hemen her sene bu konuda güncelleyerek yayınladığım yazımda vurguladığım, bizim yıllardan beri sporumuzda, özellikle voleybolumuzda “Bayan” hatta daha önceleri de “Kız” tanımlamasını kullandığımızı, Federasyonumuzun da kurulduğu 1958 yılından bu güne dek asla “Kadın” tanımlamasını kullanmadığını çok iyi bilecek yaştasın ?…

Bu konuda yakında sanırım tekrardan bazı hatırlatmalar yapma zaruretim doğdu ?…

Benim anlayamadığım, madem ki CHP’li Bursa Nilüfer Belediyesi’nin ısrarlı ricaları (!) “Kadın” tanımlaması üzerinde yoğunlaştı, peki o zaman sen niye anonslarında “Kadın” tanımlamasını hiç kullanmıyor, “Bayan” tanımlaması üzerinde ısrar ediyorsun ?…

CHP’li Bursa Nilüfer Belediyesi kimbilir sana ne kadar kızmıştır ?…

İki gün yağan yağmurlar neticesinde soğuyan kumlardan etkilenmemek için (ki maçın oynandığı gün günlük güneşlikti, hava sıcaklığı da 22-24 dereceydi… Ayrıca soğuyan kumdan bacaklar, kollar, gövde değil, öncelikli olarak ayaklar üşür, etkilenir ?…) tüm kız takımlarının uzun kollu ve uzun taytlı giysiler ile oynadıklarını, final maçından önce Merve ve Betül ile görüştüğünü, sana bellerinin ağrıdığını, grup maçında eleştirdiğim giysilerle Çek takımını 2-0 yendiklerinden final maçında da bir nevi totem yapmak istediklerini söylediklerini öne sürmüşsün ?…

Tabii ki anlattıklarına inanıyorum ama bu giysilerin esas sebebi bundan sonraki maçlarda tam belli olacaktır… Tabii şu “totem” inancının (!) devam etmemesi koşuluyla ?…

Bu kızlarımız hepimizin kızları… Başarılarıyla gurur duyarız… Aksini benimsemek hainliktir… Zaten benim kızlarımıza direk bir eleştirim yok, olamaz da… Onların aydın, çağdaş, Atatürk’ün kızları olduklarını çok iyi biliyorum…

Kızlarımızın hevesleri kırılmasın, daima arkalarındayım, arkalarında olmaya da devam edeceğim… Benim tereddütüm, eleştirdiğim final giysilerinin TV’de yayınlanan final maçı dolayısıyla bir kitlenin ve anlayışının baskısı sonucu giydirilmiş olması (!) doğrultusunda…

Diğer bir bilgilendirme…

Turnuvanıza katılan 4 Ukraynalı sporcu 3 yıldır Epirden turnuvalarında misafir olarak katılmakta, ifade etmeye çalıştığın gibi CEV onaylı değiller !… İlla ki bu konuda bir iddia varsa belgelerini ibraz etsinler, görelim, özür dileyerek yanlışımızı (!) düzeltelim…

Ayrıca 16 sporcu arasında yer verilen 10 yabancı sporcuyla gerçekleştirilen “dostlar alışverişte görsün” mantığıyla yapılan bu gazozuna turnuvada ve öncekilerde Federasyon bütçesinden kaç para, nerelere harcandığı, bunun karşılığında bayan plaj voleybolumuza ne kazandırıldığı da merak konusu ?…

Huysuzluk işte ?…

İnsana böyle fuzuli yazılar yazdırıyor ?…

Saygılarımla kardeşim…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s